Tahran’da Bölgesel Güvenlik Zirvesi Toplanıyor

Rahimullah Farzam Araştırmacı, Dış Politika

Medyaya yansıdığı kadarıyla bu zirvenin ana gündem maddesinin başta İran olmak üzere bölge ülkeleri açısından endişe kaynağı olan Afganistan’daki son gelişmeler olması bekleniyor.

Bugün (18 Aralık Çarşamba) Tahran, “Bölgesel Güvenlik İş Birliği Toplantısı”na ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyinin ev sahipliğinde düzenlenecek bir günlük zirveye Afganistan, Çin, Hindistan, Özbekistan, Rusya ve Tacikistan’dan güvenlik yetkilileri katılacak. Konuyla ilgili basında yer alan haberlerde “Batı Asya’da artan radikal gruplar, terör ve yeni terör tehdidi ile mücadele yollarının” zirvede ele alınacak başlıklar olduğu belirtildi. Böyle bir zirvenin düzenlenmesi kararı ilk kez Mayıs 2018’deki Soçi Güvenlik Zirvesi’nde gündeme getirilmişti. Bu yıl ikincisi düzenlenecek olan Tahran Güvenlik Zirvesi’nin ilki ise 22 Eylül 2018’de İran’ın Ahvaz şehrinde bir askerî geçit töreninde geçekleşen silahlı saldırıdan hemen sonra Ekim 2018’de yine Tahran’da gerçekleşmişti. Bu nedenle “Yeni Beliren Terör Tehditlerine Karşı Mücadelede Bölgesel İş Birliği” temasıyla düzenlenen ilk toplantının ana gündem maddesi İran’da gerçekleşen terör saldırısı olmuştu.

O günlerde İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Genel Sekreteri Ali Şemhani Ahvaz’daki terör saldırısına işaret ederek bölgede faaliyet gösteren terör örgütlerinin bölgeyi istikrarsızlaştırmak amacıyla ABD tarafından kullanıldığını öne sürmüştü. Ayrıca Şemhani, Afganistan Ulusal Güvenlik Danışmanı ile yaptığı baş başa görüşmede ABD’yi kastederek “Suriye’de terörü destekleyen bazı ülkelerin aynı grupları Afganistan’a taşımaya hazırlandığını” söylemiş ve bu tehlikenin bertaraf edilmesi için Afganistan, Çin, Pakistan, Rusya vs. gibi ülkeler arasında güvenlik ve istihbarat alanında iş birliğinin gerekliliğinden bahsetmişti. Fakat medyaya yansıdığı kadarıyla bu yılki zirvenin ana gündem maddesinin, başta İran olmak üzere bölge ülkeleri açısından endişe kaynağı olan Afganistan’daki son gelişmeler olması bekleniyor.

Taliban’ın yeniden güçlenmesi, ABD’nin Afganistan’dan çekilmeye hazırlandığına ilişkin haberler vs. gibi ülkede cereyan eden gelişmeler bölge ülkelerini yakından ilgilendirmektedir. Bilindiği üzere ABD Afganistan’dan askerî güçlerini çekmek için Eylül 2018’den bu yana Taliban ile görüşmeler yürütmektedir. ABD’nin olası ani çekilişinin ülkede güç boşluğu yaratması ve bunun sonucunda ise Afganistan’ın yeniden bölge ülkelerini tehdit edecek radikal grupların sığınağı hâline gelmesinden endişe edilmektedir. Bu yüzden başta Tahran yönetimi olmak üzere bölge ülkelerinin son dönemde Afganistan’daki gelişmelerle yakından ilgilendiğine şahit olmaktayız. Örneğin ABD’nin Taliban ile anlaştığı ve Trump’ın ABD güçlerini kademeli olarak yakında Afganistan’dan çekmeye başlayacağı haberlerinin sıkça basında yer alması üzerine Tahran yönetimi, Taliban ile doğrudan temasa geçmişti. Bu çerçevede eylül ve kasım aylarında olmak üzere üst düzey Taliban heyetinin iki kez Tahran’ı ziyaret ettiği basına yansımıştı.

Sonuç olarak, 1989’da Sovyetlerin Afganistan’dan çekilmesinin İran için yeni fırsatlar ve tehditler yaratması gibi ABD’nin Afganistan’dan çekilmesi de benzer sonuçlar doğuracaktır. Zira bu durum ülkede daha fazla istikrarsızlığa ve siyasi boşluğa yol açabilir. Bu da İran ve bölge ülkeleri açısından yeni tehditler ve fırsatlar demektir. İran’ın Afganistan’da daha kapsamlı bir etkiye sahip olması Tahran’a Pekin, Yeni Delhi ve Moskova gibi bölgesel aktörlerle ilişkilerini güçlendirme fırsatı sağlayacağı gibi İran’ın yaptırımlardan kaynaklanan ekonomik ve politik baskıları hafifletmesine de yardımcı olabilir.

İran, Tahran Zirvesi, Güvenlik

Taliban Müzakere Heyeti’nin Yeni Başkanı Şeyh Abdülhekim

Rahimullah Farzam

Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür.

İran Dış Politikasında Devrim Muhafızları Ordusunun Artan Etkisi

Rahimullah Farzam

DMO’nun iç ve dış politikada belirleyici aktörlerden birine dönüşmesinde İran devlet yapısındaki en güçlü isim olan Devrim Rehberi Hamenei’nin desteğinin önemli rolü bulunmaktadır.