Tahranpars Hadisesi ve İran’da Zorunlu Örtünme Tartışmaları

Sertaç Sarıçiçek Araştırmacı, Kültür ve Toplum

Son yıllarda zorunlu örtünme ve kamusal özgürlüklere ilişkin itirazlar İranlı kadınlar tarafından daha yüksek sesle dillendirilse de bu meselenin İran gündemini kısa ve orta vadede meşgul edeceği görülmektedir.

Hafta başında başkent Tahran’ın Tahranpars bölgesinde İran kamuoyunda tartışma ve tepkilere sebebiyet veren yeni bir zorunlu örtünme hadisesi meydana geldi. Sivil bir memurun genç bir kızı bir parkta zorla arabaya bindirmeye çalıştığı esnada çekilen görüntüler çok geçmeden kadın hakları aktivistlerinin sosyal medya hesaplarında yayımlanınca gündeme oturdu. Videodaki genç kızın zorunlu örtünme yasağından mı yoksa uyuşturucu madde bulundurmaktan mı gözaltına alındığının tam olarak açıklığa kavuşturulmaması kafalarda soru işaretleri bıraktı.

Videonun yarattığı tepkiler üzerine 24 Haziran Pazartesi günü Tahran Emniyet Müdürlüğü Halkla İlişkiler Merkezi, hadisenin nasıl cereyan ettiğine ilişkin bir basın açıklaması yaptı. Bu açıklamaya göre başkentin doğusundaki Tahranpars bölgesinde bir parkta gençler tarafından ahlak dışı davranışlar sergilendiğine dair şikâyetler üzerine bölgeye polis ekibi gönderilmiştir. Polisin olay mahalline intikalinden sonra beş kişilik bir grubun parkta toplumsal normlarla uyuşmayan hareketler sergiledikleri ve parkta bulunan diğer vatandaşları rahatsız ettikleri tespit edilmiştir. Polisin ikazından sonra grup içerisindeki genç kızlardan biri bağırmaya başlayarak kalabalığı etrafında toplamış ve polis memurlarına hakaret etmeye başlamıştır. Bunun sonucunda gruptaki bütün şahıslar gözaltına alınarak emniyete sevk edilmiştir. Açıklamanın akabinde Halkla İlişkiler Merkezi Başkanı Komiser Ali Sabbahi gözaltına alınan şahısların uyuşturucu madde kullandıklarını açıklamıştır. Sivil polis memurlarından birinin genç bir kızı tutuklarken uyguladığı orantısız güce yönelik eleştirileri dikkate aldıklarını belirten Sabbahi, sosyal medyada dolaşan videonun incelendiğini ve polis memurunun aşırı şiddet uyguladığını söyleyerek herhangi bir disiplinsizlik suçu işlediği tespit edildiği takdirde memur hakkında gerekli yasal işlemin başlatılacağı sözünü vermiştir.

Bütün bu açıklamalara rağmen kamuoyundaki tartışmalar son bulmadığı gibi mesele İran parlamentosuna da yansımıştır. Milletvekilleri konuya ilişkin farklı görüşler beyan etmiştir. Muhafazakâr milletvekillerinden Millî Güvenlik Kurulu üyesi Veliyullah Nanvakenari, kolluk kuvvetleri ve yargının toplumsal normlara uymayanlara tavizsiz bir şekilde karşılık vermesi gerektiğini dile getirmiştir. Buna mukabil parlamentodaki Kadın Fraksiyonuna üye 30 milletvekili, söz konusu olayda gözaltına alınan genç kıza orantısız güç uygulandığını ve hatta bu müdahalenin taciz boyutuna ulaştığını dile getirerek İçişleri Bakanına ortak bir mektup yazmış ve olay hakkında derhal bir açıklama yapılmasını talep etmiştir. Reform yanlısı Ümit Fraksiyonunun başkanlığını yürüten Muhammed Rıza Arif de polisin orantısız güç kullanımına ilişkin tepkisini dile getirmiştir. Bütün bu tepkilerinden sonra nihayet Hükûmet Sözcüsü Ali Rebii, polisin genç kıza sert müdahalesini kabul edilemez bularak kınamıştır. Polis memurlarının müdahale sırasında yasal ve şeri çerçeveden uzaklaştığını, bu tür davranışların hem siyasal düzen ve hem de hükûmet tarafından onaylanamayacağını belirtmiştir.

Hükûmet Sözcüsünün polisin tavrına yönelik yapmış olduğu eleştirinin ardından Tahran Emniyet Müdürü Hüseyin Rahimi, gözaltını gerçekleştiren iki memurun açığı alındığını duyurmuştur. Ne var ki birkaç saat sonra yapılan yeni bir açıklamayla emniyet müdürlüğünün kararını geri çektiği belirtilmiştir. Rahimi emniyet personelini savunduğu yeni açıklamasında gözaltına alınan kadınların başörtülerini açarak İran İslam Cumhuriyeti hicap kanuna karşı alenen suç işlediklerini, bu tür durumlarda polisin kanunen tutuklama yetkisinin olduğunu belirtmiştir. Kişilerin gözaltına alındıktan hemen sonra uyuşturucu kullanıldığına dair bir tespitin nasıl yapıldığına dair soruya ise Rahimi, gözaltına alınan kişilerin normal davranışlar sergilemediği şeklinde bir cevap vermiştir.

Zorunlu örtünme şüphesiz İran’da en çok tartışılan toplumsal meselelerden biridir. Hâlihazırda Amerikan ambargolarından dolayı oldukça zor şartlarda hayatını devam ettirmek durumunda kalan İran toplumu esasen zorunlu örtünme ve kamusal özgürlükler konusunda devletten yumuşama beklentisindedir. Beklentilerin tersine denetimlerin sıkılaştırılması hatta zaman zaman arabaların içerisindeki kadınların dahi tam örtünmedikleri gerekçesiyle uyarılması toplumdaki hoşnutsuzluğu arttırmakta dahası olası halk hareketlerine zemin hazırlamaktadır. Zorunlu örtünme konusunda Ruhani hükûmetinin yumuşama taraftarı olduğu bilinse de Devrim Rehberi, din adamları ve devrim muhafızları gibi müesses nizam içerisindeki etkin güç odaklarının bir değişikliğe henüz sıcak bakmadığı ortadadır. Her ne kadar son yıllarda zorunlu örtünme ve kamusal özgürlüklere ilişkin itirazlar İranlı kadınlar tarafından daha yüksek sesle dillendirilmeye başlansa da bu meselenin İran gündemini kısa ve orta vadede meşgul edeceği anlaşılmaktadır.

Zorunlu Örtünme, İran, Tahranpars Hadisesi

Amerikan Ambargolarının İran’da Yayıncılık Sektörüne Etkisi

Sertaç Sarıçiçek

2018 yılında yürürlüğe giren son ambargoların daha önceki Amerikan ambargolarına nazaran İran yayıncılık sektörünü daha fazla etkilediği ortadadır.