Taliban Müzakere Heyeti’nin Yeni Başkanı Şeyh Abdülhekim

Rahimullah Farzam Araştırmacı, Dış Politika

Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür.

Taliban yönetimi Afganlar arası barış görüşmelerinin başlamasına sadece birkaç gün kala Müzakere Heyeti’nde önemli değişiklikler gerçekleştirdi. ABD ile müzakere sürecinde ön plana çıkan Molla Abdulgani Berader, Abbas Stanikzey ve Suheyl Şahin gibi birçok etkili figürün yerine yeni isimler getirildi. Bunlar arasında en dikkat çeken figür, ABD ile yürütülen müzakerelere katkı sunması için bizzat Washington’ın girişimiyle Ekim 2018’de Pakistan’da tutulduğu hapishaneden serbest bırakılan ve Taliban’ın iki numaralı ismi olan Molla Abdulgani Berader’in yerine getirilen Şeyh Abdülhekim’dir. Hâlihazırda baş yargıç olarak görev yapan Şeyh Abdülhekim, dinî konularda Taliban içerisinde en üst otorite olarak kabul edilmektedir. Taliban’ın kuruluşundan beri birçok üst mevkide kritik görevler üstlenen Abdülhekim, gizemli kişiliğiyle bilinmektedir. 25 seneyi aşkın aktif görev süresine rağmen şu ana kadar tek bir fotoğrafı bile basına yansımamıştır. Fakat Şeyh Abdülhekim’i bugün gündeme taşıyan onun gizemli kişiliğinden ziyade Taliban’ın eski lideri Molla Ahtar Mansur ile olan yakınlığıdır. Taliban’ın kurucu lideri Molla Ömer’in vefatıyla yeni lider seçilen Molla Mansur, İran’a yakınlığıyla bilinmekteydi. Molla Mansur 21 Mayıs 2016 tarihinde Pakistan’ın İran sınırında bulunan Beluçistan eyaletinde ABD’nin insansız hava aracıyla düzenlediği saldırıda öldürülmüştü. Daha sonra Pakistanlı yetkiler tarafından yapılan açıklamada Mansur’un Vali Muhammed adına düzenlenmiş bir pasaport taşıdığı ve İran’a yaptığı ziyaretten henüz yeni döndüğü açıklanmıştı. Böylece Afganistan’da ABD’ye karşı İran-Taliban iş birliğiyle ilgili ortaya atılan iddialar ilk kez somut bir kanıtla doğrulanmıştı. Günümüzde Şeyh Abdülhekim’in hâlâ Taliban içerisindeki Molla Mansur grubu tarafından destekleniyor olması, onun yeni görevinin İran’ın Taliban içerisindeki nüfuzuyla ilişkilendirilmesine neden olmaktadır. Özellikle Pakistan’ın sıcak bakmadığı figürlerden biri olan Molla Berader’in yerine getirilmesi ise Şeyh Abdülhekim’in İslamabad-Tahran uzlaşısının bir sonucu olarak bu göreve getirildiği izlenimi uyandırmaktadır.

Şeyh Abdülhekim’in Taliban Müzakere Heyeti’nin başkanı olarak atanmasıyla ilgili öne çıkarılan bir diğer husus da etnik kökeniyle ilgilidir. Abdülhekim iki büyük Peştun kabilesinden biri olan Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensuptur. Gılzaylar ile başka bir önemli kabile olan Durraniler, tarih boyunca zaman zaman düşmanlık seviyesine kadar ilerleyen çetin bir rekabet içerisinde olmuşlardır. Modern Afganistan’ın kuruluş tarihi olarak kabul edilen 1747’den beri pek çok Peştun hâkimiyeti, söz konusu rekabetin sonucu olarak yıkılmıştır. Bu tarihsel rekabetin yükünü sırtında taşımak istemeyen Taliban yönetimi, iki kabilenin de eşit düzeyde temsil edilmesine özen göstermektedir. Dolayısıyla aslen Durrani kabilesine mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür. Fakat Taliban’a yakın kaynaklara göre bu değişikliklerin amacı müzakere edecek Heyet’in yetkisi ve donanımını artırmaktır. Taliban Müzakere Heyeti Başkan Yardımcısı Abbas Stanikzey, Associated Press’e yaptığı açıklamada “Taliban yönetimi, Heyet’in karar alma yetkisini artırmak için 13’ü Liderlik Konseyinden olmak üzere 20 kişilik güçlü bir müzakereci heyet belirlediğini” söyledi. Dolayısıyla mevcut Heyet önemli konular dâhil Taliban’ın Liderlik Konseyine danışmadan karar alma yetkisine haiz olacaktır. Yine bu anlamda Şeyh Abdülhekim’in Taliban Müzakere Heyeti açısından getireceği bir diğer artı da onun dinî konulardaki bilgisi ve uzun yıllara dayanan tecrübesi olacaktır. Taliban’ın eski komutanlarından Seyid Ekber Aga’ya göre “Şeyh Abdülhekim’in derin dinî bilgisi ve üstün belagati müzakere sürecinde Taliban’ın Afganistan Heyeti’ne karşı en önemli kozu” olacaktır.

Afganistan, Taliban, Barış Görüşmeleri

İran Dış Politikasında Devrim Muhafızları Ordusunun Artan Etkisi

Rahimullah Farzam

DMO’nun iç ve dış politikada belirleyici aktörlerden birine dönüşmesinde İran devlet yapısındaki en güçlü isim olan Devrim Rehberi Hamenei’nin desteğinin önemli rolü bulunmaktadır.

Afganistan’da Barış Sürecinin Seyri

Rahimullah Farzam

Cumhurbaşkanı Gani'nin barış görüşmelerinin ön şartı olan mahkum takası kapsamında son 400 Taliban savaşçısının serbest bırakılmasını öngören kararı imzalamasına karşın barış görüşmeleri aşamasına hâlâ geçilemedi.