Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin Belirsizliği

EKONOMİGÖRÜŞ 18.01.2023

Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı gibi jeostratejik ve jeoekonomik önemi yüksek olan proje, aynı zamanda istikrarlı ve vizyoner liderlik talep etmektedir.

2022 yılı, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ve enerji krizinin de etkisi ile Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin yeniden gündeme geldiği yıl oldu. Ancak Türkmen gazına dayalı bu projenin uygulanmasına bağlı çok önemli belirsizliklerin mevcut olduğu da bir gerçektir. 10 Ocak 2023'te Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Bakü’de yerel televizyon kanallarına verdiği röportajda, bu belirsizlik noktaları ile ilgili önemli açıklamalar yaptı. Cumhurbaşkanı Aliyev’in altını çizdiği belirsizlik noktaları şunlardır:

1. Finansman: Toplam iletim kapasitesinin 30 milyar metreküp olması tahmin edilen Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin finansmanının hangi devletler, şirketler ve uluslararası finans kuruluşları tarafından yapılacağı bilinmemektedir. Azerbaycan’ın bugüne kadar Türkiye ile yakın iş birliği içerisinde gerçekleştirdiği Bakü-Tiflis-Ceyhan ve Güney Gaz Koridoru gibi enerji projelerinde hükûmetlerin siyasi desteği ile devlet ve özel enerji şirketlerinden oluşan konsorsiyumlar kurulmuştur. Bu konsorsiyumlar ise daha sonraki aşamada Dünya Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Asya Kalkınma Bankası ve Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi bölgesel ve uluslararası finans kuruluşlarını enerji projelerinin finansmanı sürecine çekebilmiştir. Bölgesel ve uluslararası finans kuruluşlarının yanı sıra enerji şirketleri ve gerektiğinde devletler de bu enerji projelerine finansman ve yatırım desteği verdi. Cumhurbaşkanı Aliyev, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’yle ilgili proje finansmanı konusunda netlik olmadığını vurgulamaktadır. Projenin, enerji şirketlerinin katılımı ile kapsamlı bir fizibilite çalışmasının henüz yapılmadığı da anlaşılmaktadır. 

2. Zaman ve liderlik faktörü: Cumhurbaşkanı Aliyev, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nde çözüm bekleyen meselelerin “bir yılda çözülecek meseleler olmadığı”nın da altını çizmektedir. Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi bugün başlatılacak olsa sadece araştırma safhasının (jeolojik, çevre, teknik kapasite ve finansman) birkaç yıl süreceği öne sürülmektedir. Yani doğal gaz talebinin yükselebileceği yakın vadede, bu projenin daha önce tasarlanan 30 milyar metreküp aktarma gücü ile tam kapasiteli hayata geçmesini beklemek gerçekçi yaklaşım olmayabilir. Ancak önümüzdeki dönemde, Aralık 2022'de Türkmenistan-Türkiye-Azerbaycan Üçlü Devlet Başkanları Avaza Zirvesi’nde vurgulandığı üzere, Hazar Denizi’ndeki "Dostluk" hidrokarbon sahasının geliştirilmesi yönünde bazı gelişmeler olabilir. Azerbaycan tarafı, bu önemli projeye her zaman siyasi destek verdiğini ve gerekirse enerji altyapısını bu proje için seferber edeceğini resmî olarak ifade etmiştir. Ancak projenin öncüsü ve lokomotifi, doğal gazın sahibi olan Türkmenistan olmalıdır. Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı gibi jeostratejik ve jeoekonomik önemi yüksek olan proje, aynı zamanda istikrarlı ve vizyoner liderlik talep etmektedir.

3. Altyapı, hacim ve fiyat meseleleri: Cumhurbaşkanı Aliyev’in, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin uygulanabilirliği açısından belirsizlik noktası olarak vurguladığı bir diğer mesele, altyapı ile ilgilidir. Yani Hazar Denizi vasıtasıyla boru hattı üzerinden Azerbaycan kıyılarına getirilecek olan Türkmen gazının daha sonraki Avrupa serüveni, hangi altyapı ile gerçekleşecektir? Burada 2 seçenek karşımıza çıkmaktadır: Güney Gaz Koridoru bileşenlerinin (Güney Kafkasya Boru Hattı + TANAP + TAP) kullanılması veya Azerbaycan topraklarında Türkiye ve Avrupa yönünde yeni boru hattı inşası. Birinci seçenekte, TANAP'ın 16 milyar metreküp toplam transfer kapasitesinin tamamının Azerbaycan doğal gazı ile doldurulduğu vurgusu yapılmaktadır. Boru hattı kapasitesinin iki katına kadar genişletilmesi çalışmalarında da temel hedefin, yine Azerbaycan’ın önümüzdeki yıllarda ek olarak üreteceği en az 10 milyar metreküp doğal gazın ihraç edilmesi olduğu, Cumhurbaşkanı Aliyev tarafından dile getirilmektedir. Azerbaycan tarafının, Türkmen doğal gazına yönelik yeni bir boru hattı inşası opsiyonuna sıcak yaklaştığı gözlemlenmektedir. Fakat burada da ihraç edilecek doğal gazın hacmi, yeni boru hattının kapasitesi ve bu yeni boru hattını kimin inşa edeceği meseleleri diğer belirsizlik noktalarıdır. Genel olarak Cumhurbaşkanı Aliyev, Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin ekonomik olarak uygulanabilir olduğunu belirtmektedir. Lakin aynı zamanda, “Projenin teknik ve ekonomik gerekçelendirilmesi ivedilikle yapılmalı ve politize edilmemelidir.” şeklinde temennide bulunmaktadır. Türkmenistan ile Avrupa piyasası arasındaki uzun mesafenin maliyetlere etkisi göz önünde bulundurularak doğal gaz sahibi olan Türkmenistan’ın, Avrupalı tüketicilerle gaz fiyatı dâhil olmak üzere doğal gaz satış sözleşmesinin şartları da netleşmelidir.

Türkmenistan doğal gazının, batı yönünde ihracatı belirsizliğini korurken doğu yönünde Çin’e ihracatının artırılması konusunda somut adımlar atıldı. Ocak 2023’te Pekin'de, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhammedov ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşen görüşme sırasında “Galkynysh Doğal Gaz Sahası’nın endüstriyel gelişiminin ikinci aşamasının uygulanmasını hızlandırmak ve Türkmenistan-Çin Doğal Gaz Boru Hattı’nın D hattını inşa etmek” konusunda taraflar mutabık kalmıştır. Aralık 2009'dan Ocak 2023’e kadar Türkmenistan'dan Çin'e 350 milyar metreküpten fazla doğal gaz tedarik edildi. Türkmenistan, kısmen Malay, Kerpiçli ve Bövrüdeşik gaz sahalarında onarılan kuyulardan yüksek gaz üretimi sayesinde toplam kapasiteleri yılda 55 milyar metreküp olan üç gaz boru hattıyla Çin'in 25 eyaletine ve özerk bölgelerine gaz tedarik ediyor. Türkmenistan Devlet Başkanı Berdimuhammedov, 2009 yılı sonunda devreye alınan Türkmenistan-Çin Doğal Gaz Boru Hattı’nın siyasi sorumluluk, ekonomik gerçekçilik ve iki ülke liderliğinin küresel enerji sorunlarını çözme konusundaki ileri görüşlü yaklaşımının bir örneği hâline geldiğini vurguladı. Aynı özellikler (siyasi sorumluluk, ekonomik gerçekçilik ve ileri görüşlülük) Türkmenistan tarafından Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi konusunda da ortaya konulacak mı? Bunu zamanla göreceğiz. Şimdilik görünen odur ki Türkmenistan ve Çin, 2023 yılında gaz alanında kapsamlı ve stratejik iş birliğinin yeni fazını başlatmak niyetindeler. İRAM olarak daha önce yayımlanan bir araştırmamızda, “Türkmen gazının Kafkasya üzerinden Avrupa'ya ihracı hususunda Rusya ve İran'ın karşıtlığına Çin de katılırsa bu enerji rotasının aktif hâle gelmesi daha da zora girebilir.” öngörüsünde bulunmuştuk. Bugün gelinen noktada, Türkmen gazı bağlamında Çin faktörü, ciddi anlamda ön plana çıkmaktadır. 

Çin faktörü, bölgesel enerji jeopolitiği denkleminde Türkiye için yeni fırsatlar açabilir. Daha önce Hazar havzasından Türkiye’ye enerji kaynaklarının getirilmesi projelerinin finansman kısmında yer alan Çin, bundan sonra da benzer girişimlerde bulunabilir. Türkmenistan'ın enerji kaynaklarının korunması ve güvenliği için oluşturulacak mekanizmalar ve girişimlere Çin’in yanı sıra Türkiye de aktif katılabilir. 15 farklı kaynaktan doğal gaz ithal eden Türkiye’nin topraklarında kurulması tasarlanan bölgesel enerji merkezi (hub) projesi için Çin’in desteği kazanılabilir. Türkiye’nin bu merkezde aktör olarak aktif görmek istediği Azerbaycan, Rusya ve İran gibi gaz rezervi olan bölge ülkeleri vardır. Türkmen gazı, yukarıda detaylı değindiğimiz nedenlerle büyük hacimlerde gelmeyebilir. Ancak Çin-Türkmenistan-İran stratejik iş birliğinin sonucu olarak görece daha küçük hacimlerde Türkmen doğal gazı, İran üzerinden Türkiye’ye gelebilir. Yahut Türkiye-Azerbaycan-Türkmenistan stratejik iş birliğinin sonucu olarak Azerbaycan-Türkmenistan deniz sınırında bulunan "Dostluk" hidrokarbon sahasının (Azerbaycan'ın "Kepez", Türkmenistan'ın "Serdar" adını verdiği petrol ve gaz sahası) Ocak 2021’de imzalanan ortak keşfi, geliştirilmesi ve işletilmesi için mutabakat zaptı gerçekleştirilebilir.

Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin yakın gelecekte tam kapasite ile gerçekleşmesi zor gözüküyor. Fakat İran veya Güney Kafkasya rotası ile önümüzdeki yıllarda küçük hacimlerde Türkmen gazı, Türkiye’ye ve Avrupa’ya ulaştırılabilir. Burada bilinmesi gereken en önemli durumlardan ve eğilimlerden biri, Türkmenistan ve İran’ın zaman zaman gaz ihracatlarında kesintiler yapan ve enerji arz güvenliğinin sorgulanmasına neden olan davranışlar sergileyebilmesidir. 2023 yılı da bu açıdan istisna yıl olmadı. 1 Ocak 2023 itibarıyla İran’dan Türkiye’ye gelen doğal gazda “teknik arıza” nedeniyle %70 azalma yaşandı. Türkmenistan ise eş zamanlı olarak İran ve Özbekistan’a doğal gaz sevkiyatını durdurmuş, hatta Çin’e yapılan sevkiyatta da azalma yaşanmıştır. Kış aylarında ülke içinde artan gaz talebi ve Türkmenistan gazının durması ile gaz tedarikinde sorunlar ortaya çıkan İran’da, kamu kurumları ile okulların tatil edildiği bilinmektedir. Trans-Hazar Doğal Gaz Boru Hattı gibi enerji altyapısı bileşenleri, enerji altyapısının fiziki ve siber güvenliği, enerji hacmi, enerji fiyatı, kaynak çeşitliliği gibi konular; enerji krizi ve savaşlar döneminde doğal olarak tartışılmaktadır. Ancak bu dönemler, aynı zamanda enerji tedarikçisi ülkelerin güvenilirliğinin testten geçtiği dönemlerdir.

İran’ın Doğal Gaz Sektöründe Çift Amaçlı Projeler

Kenan Aslanlı

İran, artan iç talebin baskısıyla doğal gaz üretimini artırmaya yönelik yeni hamleler yaparken yabancı enerji ve yatırım şirketlerinin İran’la iş birliğine yönelik kararlarını hızlandırmak istemektedir.

İran-Azerbaycan Geriliminde Kazakistan Formülü

Kenan Aslanlı

Kazakistan, geliştirdiği ikili ilişkilerin yanında Azerbaycan ve Türkiye ile TDT kapsamında; İran’la ise ŞİÖ ve hatta AEB kapsamında ekonomik ve siyasi ilişkilerini geliştirmektedir.