İstanbul’da yapılan görüşmeler, Astana sürecinin taraflarından olan ve her vesileyle Cenevre sürecinin önemine işaret eden Türkiye’nin, Suriye krizinin siyasi yollarla çözümüne gösterdiği önemi tekrar gözler önüne sermiştir.
S-300 hava savunma sistemleri, Rusya için bir diplomatik pazarlık unsurudur. Rusya S-300 sistemlerini rakip aktörlerle bazı konularda pazarlık yapmak ve gerektiğinde iş birliğine gitmek amacıyla kullanıyor.
Tahran deklarasyonuyla İdlib operasyonu ertelenmiştir. Bu durum Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı olarak görülürken Rusya, zirveden beklediğini mutlak bir şekilde alamayarak geri adım atmak durumunda kalmıştır.
Trump’ın Çin’e karşı Rusya’yı kendine müttefik edinme politikasının başarıya ulaşması düşük bir ihtimaldir. Rusya’nın izleyeceği en uygun strateji, ABD-Çin rekabetinin kızışmasını bekleyerek kendine duyulan ihtiyacı arttırmak olacaktır.
ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 16 Temmuz’da ikili ilişkiler ve Ortadoğu’daki gelişmeleri ele almak üzere Helsinki’de bir araya gelecek.
Özellikle 2015 yılından itibaren Suriye iç savaşında ittifak ilişkisi geliştirmiş olan Rusya ile İran arasında çıkar çatışması her geçen gün daha da belirgin hâle gelmektedir.
ABD’nin nükleer anlaşmadan çekilmesi, İran’ın Suriye’deki faaliyetlerini doğrudan etkileyecektir. Nitekim Trump’ın bu kararında İran’ın Suriye’deki varlığı da etkili olmuştur.
Suriye rejimine yapılan askerî harekatta tarafsız kalmayı seçen Rusya, ABD’yle çatışmaktan imtina ederek bölgedeki ittifak ilişkilerini zedelemiştir.
Şam Rejiminin yanında Suriye iç savaşında aktif bir şekilde yer alan Rusya’nın düzenli ordusu dışında paralı askerleri de Suriye sathında görev yapmaktadır.
1396 yılında İran dış politikasında öne çıkan başlıklar neler oldu?
Moskova’nın sessizliği İsrail’in Suriye hükümet güçlerine karşı sınırsız güç kullanmasına göz yumacağı anlamına gelir mi?