Türkiye'nin Cerablus Operasyonu ve Tahran Yansımaları

Türkiye'nin Cerablus Operasyonu ve Tahran Yansımaları

İsmail Sarı Dış Politika Koordinatörü

Türkiye’nin 24 Ağustos 2016'da Suriye’nin kuzeyinde başlattığı askeri operasyon, sınırlı taktiksel bir adım olmaktan ziyade, 2011 yılından bu yana derinleşerek devam eden Suriye krizinin Türkiye açısından yeni bir boyut kazandığının göstergesidir. Zira Türkiye, YPG'nin Fırat nehrinin batısına geçmesini bir kırmızı çizgi olarak deklare etmiş olmasına rağmen, YPG’nin Afrin'den doğuya,  Fırat nehrinden de Menbiç'i alarak batıya doğru genişleme çabası ve Türkiye-Suriye sınır hattında bir kuşak oluşturma[1] girişimi Türkiye'nin harekete geçmesini zorunlu kılmıştır.

DAEŞ’in 20 Ağustos’ta gerçekleştirdiği Gaziantep saldırısı, bu örgütün Türkiye’nin güvenliği için ne kadar büyük bir tehdit olduğunu ve sınır hattından temizlenmesi gerektiğini bir kez daha göstermiştir. Ancak, 24 Kasım 2015'te Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesi ve ardından Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulması Türkiye'nin bu iki örgütle ilgili mücadelesinde sınırın Suriye tarafındaki hareketliliğini büyük ölçüde kısıtlamıştır. Fakat son dönemde Rusya ile normalleşmeye yönelik adımlar atılması, Türkiye'nin Suriye’nin kuzeyinde etkili bir askeri operasyon yapabilmesinin de önünü açmıştır. Bu operasyon tüm Suriye’nin kaderini belirleme durumunda olmasa da Suriye’nin kuzeyindeki dengeleri Türkiye lehine etkileyecek gibi görünmektedir.

Türkiye’nin Cerablus Operasyonunun Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Rusya, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun Tahran ziyaretinden sonra ve ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesud Barzani'nin Ankara'da bulunduğu günde gerçekleşmesi operasyonun bölgesel ve küresel düzeyde diplomatik ilişki ağını ortaya koymaktadır.[2] Bu açıdan operasyon, bölgesel ve küresel aktörlerle yürütülen diplomasinin bir sonucudur. Zira koalisyon güçleri Türk ordusunun başlattığı bu operasyonu hava güçleriyle desteklemiş, Rusya ve İran ise sadece kaygılarını dile getirmiştir. Esad yönetimi ise egemenlik haklarından bahseden sınırlı bir tepki vermiştir.[3]

Türkiye'nin Cerablus'a yönelik başlattığı askeri operasyon konusunda 26 Ağustos’ta resmi bir açıklama yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi “Terörizmle mücadelenin uluslararası bir yükümlülük olduğuna ve bu menfur olguya karşı bölge ülkelerinin ortak işbirliği içinde olmaları gerektiğine inanıyoruz” demiştir.[4] İran resmi haber ajansı İRNA, Türkiye’nin hem iç hem dış güvenliği için terörle mücadele kapsamında DAİŞ ve PYD’ye yönelik başlattığı operasyonun meşru olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ağzından “Türkiye kendi sınırlarında terör koridorunun kurulmasına izin vermez”[5] başlığıyla duyurmuştur. Bu bağlamda, Moskova-Tahran-Şam hattının Türkiye’nin operasyonuna sembolik tepki vermenin ötesine geçmeyerek, zımnen desteklemesinin nedeni Suriye’nin kuzeyinde oluşacak otonom bir Kürt devletine karşı olmalarıdır. Ayrıca, böyle bir oluşum Suriye’nin bölünmesi anlamını taşıdığı gibi, bölgede ABD’nin çıkarlarına hizmet edecek bir yapının kurulması anlamını da gelmektedir. Rusya ve İran ebetteki bölgede ABD’nin hareket kabiliyetinin ve gücünün artmasını istememektedir.

Türkiye'nin Cerablus'a yönelik başlattığı askeri operasyon konusunda İran yönetiminin zımni desteği devam ederken ve İran basınında da Türkiye’nın bu operasyona yönelik kayda değer bir tepki yer almazken İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi, 31 Ağustos Çarşamba günü yaptığı resmi açıklamada “Türkiye’nin başlattığı operasyonla Suriye’nin kuzeyinde kalıcı olması riskinin bulunduğunu ve bunun kaygı verici olduğunu” belirtmiştir.[6] Ayrıca, İran’ın yarı resmi haber ajansı Farsnews ise bölgede yaşanan gelişmeleri “TSK Kobanili Kürtlerle çatıştı; 1 ölü, onlarca yaralı var“ başlığıyla vermiş ve ayrıntıları “Suriye topraklarına tecavüz eden Türkiye ordusu ile Kobani halkı arasında çıkan çatışmada bir kişinin öldüğü, kırk kişinin de yaralandığı bildirildi.”[7]şeklinde haberleştirmiştir. İngilizce yayın yapan İran resmi tv kanalı Press Tv ise bu haberleri daha da ayrıntılandırarak, “Türk ordusunun göstericilerin üzerine göz yaşartıcı gaz sıktığını ve ateş etiğini, biri 17 yaşında olmak üzere iki kişinin öldüğünü ve kırkın üzerinde kişinin de yaralandığını” duyurmuştur.[8]

Daha pek çok örneklerini vermek mümkün olmakla birlikte resmi ya da yarı resmi kanalların haber ve açıklamaları göstermektedir ki İran, Türkiye’nin başlattığı operasyonun kısa süreli ve sınırlı olmasını istemektedir. Ayrıca, DAİŞ’in boşalttığı yerleri dolduran Özgür Suriye Ordusu ile hâlihazırda İran’ın Kudüs Ordusu milisleri ve Hizbullah sahada savaş halindedir. Bu nedenle hem Özgür Suriye Ordusunun güçlenmesi hem de Türkiye’nin Suriye içinde alanda etkisini arttırması İran’ın çok da isteyeceği bir durum değildir. Ayrıca, Türkiye ve Özgür Suriye Ordusu’nun DAİŞ ile mücadelesi, İran’ın uluslararası alanda DAİŞ ile mücadele eden aktör imajını ve Suriye’deki fiili varlık meşruiyetini zayıflatabilir. Sonuç olarak, Tahran zımni destek verdiği Türkiye’nin Cerablus Operasyonunun lokal bir alanla sınırlı kalması ve kısa sürede bitirilmesi gerektiğini düşünmektedir. Yavaş yavaş bu operasyonla ilgili İran tarafından olumsuz ifadelerin dillendirilmeye başlanması da bununla ilgilidir. Zira Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde uzun vadede kalıcı olması ve daha geniş sahada etkin bir aktör haline gelmesi ihtimali Tahran’ı kaygılandırmaktadır.

Notlar [1] Ayrıntılı bir değerlendirme için bkz. Ferhat Pirinççi, “Türkiye’nin Yeni Hamlesi: Cerablus Operasyonu”, Yenişafak, 31 Ağustos 2016.

[2] Sadegh Maleki, “Jarabulus Operation and Ankara’s Master Plans”, İranian Diplomacy, http://www.irdiplomacy.ir/en/page/1962689/Jarabulus+Operation+and+Ankararsquo%3Bs+Master+Plans.html (02.08.2016).

[3]Suriye,  Türkiye'nin ÖSO güçleriyle başlattığı Fırat Kalkanı operasyonu için Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri (BM) Ban Ki-Moon ve BM Güvenlik Konseyi'ne bir mektup göndererek şikâyette bulunmuştur. Bkz. http://sana.sy/tr/?p=85605 (02.08.2016).

[4] http://en.mehrnews.com/news/119233/FM-calls-for-respect-to-Syria-s-sovereignty (02.08.2016).

[5] http://www.irna.ir/fa/News/82214022/ (02.08.2016).

[6] http://mfa.ir/index.aspx?fkeyid=&siteid=1&pageid=176&newsview=411243 (02.08.2016).

[7] http://tr.farsnews.com/world/news/13950612000560 (02.08.2016).

[8] http://www.presstv.ir/Detail/2016/09/02/482893/Turkey-Syria-wall-Kobani-US (02.08.2016).

Tahran Saldırıları İran İçin Ne Anlama Geliyor?

Hakkı Uygur

Saldırılar, siyasi mesaj vermeyi hedeflemesi bakımından bugüne kadar DEAŞ'ın yaptığı saldırılardan ayrışıyor

Erdoğan Ziyaretinin İran Basınına Yansımaları

Süleyman Gündede

Yaşanan son gelişmelerin iki ülkeyi birbirine daha da yakınlaştırmasıyla birlikte İran basının Erdoğan ve Türkiye karşıtı sert söylemini değiştirdiği görülmektedir.