UAEA İran Aleyhindeki Kararı Onayladı

Son gelişmelerin UAEA ve İran arasındaki iş birliğini ve dolayısıyla nükleer müzakereleri olumsuz etkileyeceği söylenebilir.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu 8 Haziran Çarşamba günü Birleşmiş Milletler (BM) müfettişlerinin, İran’daki ilan edilmemiş üç nükleer tesise yönelik soruşturmasıyla ilgili tam iş birliği yapmaya çağıran kararını onayladı. ABD ve E3 (Almanya, Birleşik Krallık ve Fransa) tarafından hazırlanan İran karşıtı karar tasarısı, 8 Haziran Çarşamba günü akşamı 35 üye ülkeden oluşan Yönetim Kurulu’nda oylamaya sunuldu. Yapılan oylama sonucunda tasarı 2’ye (Rusya ve Çin) karşı 30 oyla kabul edildi. Oylamada 3 ülke -Hindistan, Libya ve Pakistan- çekimser kaldı. Böylece UAEA Yönetim Kurulu, Haziran 2020’den bu yana ilk kez İran aleyhinde bir kararı onaylamış oldu. Karar, nükleer müzakerelerdeki 10 haftalık duraksamanın ardından geldi. Karar İran’ın, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na ilişkin olan Güvenlik Denetimi Anlaşması (NPT Safeguards Agreement) yükümlülüklerine göre davranmadığı ve UAEA ile iş birliği içinde hareket etmediği gerekçesine dayandırılmıştır. BM’ye bağlı UAEA Yönetim Kurulu aldığı bu kararla İran’ı, NPT yükümlülüklerini yerine getirmesi için ivedilikle harekete geçmeye davet etmektedir. 

İran Karşıtı Kararın Arkasındaki Sebep Nedir?

2 yıl sonra İran karşıtı bir kararın alınmasını tetikleyen hususun, İran’ın UAEA’ya bildirmediği üç nükleer tesisle ilgili 2019 yılından beri çözüme kavuşturulamayan ihtilaf olduğu söylenebilir. Söz konusu yerlerin ve faaliyetlerin İran’ın 2004 öncesi nükleer silah araştırmalarıyla ilgili olduğu varsayılmaktadır. UAEA tarafından yürütülen İran’ın 2004 öncesi nükleer faaliyetlerinin olası askerî boyutunun incelendiği soruşturma (the Possible Military Dimension Investigation) 2015 yılında kapatılmışsa da UAEA 2019 yılı itibarıyla söz konusu 3 bölge ile ilgili İran’dan yeniden bilgi ve erişim talep etmeye başlamıştır. Buna sebep olarak İsrail’in 2018 yılında UAEA’ya sunduğu “İran Nükleer Arşivi” olarak bilinen İran’dan çaldığını iddia ettiği istihbarat raporları gösterilmektedir. Ancak UAEA ne İsrail’in sunduğu materyali aldığına ne de bu belgelere dayanarak yeniden soruşturmaya başladığına dair resmî olarak bir açıklamada bulunmuştur. Yine de üye devletler tarafından Ajansa sağlanan herhangi bir bilginin Ajansın inceleme ve doğrulama sürecine tabi olduğu bilinmektedir.

İran ve UAEA, bahsi geçen üç nükleer tesis ve buradaki faaliyetlerle ilgili ihtilafın çözümüne yönelik 5 Mart 2022 tarihinde bir yol haritası üzerinde anlaşmaya varmıştır. Buna göre İran 20 Mart 2022 tarihine kadar UAEA’ya konuyla ilgili yazılı açıklamada bulunacağını taahhüt etmiştir. İran taahhüt ettiği üzere Ajansa yazılı bir belge sunmuştur. Ancak UAEA son raporunda, İran’ın sunduğu cevapların “teknik olarak güvenilir açıklamalar” olmadığını ve bu durumun “İran’ın, nükleer programının barışçıl doğasına ilişkin güvence sağlama yeteneğini ciddi şekilde etkilediğini” belirtmiştir. 

İran karşıtı alınan bu karar, yukarıda detaylandırılan UAEA-İran arasındaki ihtilafa yönelik olmasının yanı sıra İran’ın 2021 yılı itibarıyla nükleer faaliyetlerini hızlandırarak benimsediği gerilimi tırmandırma politikasına karşılık alınmış bir karar olarak da değerlendirilebilir. Nitekim İran, KOEP’te (Kapsamlı Ortak Eylem Planı) nükleer programın kısıtlanması amacıyla düzenlenen 6 temel hususa ait kısıtlamaların (UAEA denetimi, uranyum stok miktarı, uranyum zenginleştirme seviyesi, nükleer reaktör çeşidi, nükleer tesisleri, kullanılmış yakıt -plütonyum, uranyum metali- işleme faaliyetleri) tamamını hâlihazırda ihlal etmektedir. Bu hususlarla ilgili son gelişmeler, uluslararası toplum için endişe vericidir. UAEA’nın İran’ın mevcut nükleer programıyla ilgili 30 Mayıs 2022 tarihli son raporuna göre Tahran, silah sınıfı malzemeyle zenginleştirilirse 10 günden kısa bir sürede bir nükleer bombaya (25 kg) yetecek %60 oranında zenginleştirilmiş uranyum stokuna sahiptir. Daha anlaşılır bir ifade ile İran’ın nükleer eşik süresi -tek bir bombanın yapılması için gerekli fisil maddenin elde edilmesi için gereken süre- (breakout time) 10 güne kadar düşmüştür. Bununla birlikte İran, %60 saflıkla uranyum zenginleştirerek ve gelişmiş santrifüjler kullanarak nükleer silah yapımı sürecinde yeni bilgi ve uzmanlık kazanmaya devam etmektedir. 

Karardan Sonra Taraflardan Gelen Açıklamalar

Kararın ardından E3 ve ABD, “UAEA Yönetim Kurulu’ndaki ezici çoğunluk oyu, İran’a NPT yükümlülüklerini yerine getirmesi ve bekleyen güvenlik önlemleri konularında teknik olarak güvenilir açıklamalar sağlaması gerektiğine dair açık bir mesaj gönderiyor.” şeklinde ortak bir açıklamada bulunmuştur. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Said Hatipzade İran karşıtı karara ilişkin yaptığı açıklamada, “ABD ve E3 kendi dar görüşlü gündemini, yanlış hesaplanmış ve ihtiyatsız bir kararı zorlayarak UAEA’nın güvenirliğinin önüne koydu. Bu karara ön ayak olanlar sonuçlardan sorumludur. İran’ın yanıtı kesin ve orantılı olacaktır.” dedi

UAEA Başkanı Rafael Grossi 9 Haziran Perşembe günü yaptığı basın toplantısındaki açıklamada, Yönetim Kurulu’nun İran’a karşı aldığı kararın ardından İran’ın Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında nükleer tesislerindeki 27 kamerayı kaldırmaya başladığını belirtti. Grossi, “Bu elbette oradaki çalışmalarımızı sürdürebilmemiz ve İran’ın Güvenlik Denetimi Anlaşması kapsamında verdiği bilgilerin doğruluğunun denetimi açısından ciddi bir sınama.” değerlendirmesinde bulundu. Tüm bu gelişmelerin; UAEA ve İran arasındaki iş birliğini, İran ve Batı ülkeleri arasındaki hâlihazırda oldukça kırılgan zeminde ilerleyen ilişkiyi ve dolayısıyla nükleer müzakereleri olumsuz etkileyeceği söylenebilir.

Son Gelişmeler Işığında Nükleer Müzakereler

Emine Gözde Toprak

ABD’nin, İran’a verdiği iddia edilen tavizler ve UAEA’nın son raporunu görmezden geldiği düşünülürse Biden yönetiminin ne pahasına olursa olsun Nükleer Anlaşma’yı canlandırmak istediği söylenebilir.

ABD ve E3 Berlin’de Bir Araya Geldi

Emine Gözde Toprak

Batılı taraflar, Nükleer Anlaşma’nın ihyası için zamanın giderek daraldığını iddia ederek geri sayımı başlatmıştır.