Zarif’in Şam Ziyareti

Emine Gözde Toprak Asistan, Dış Politika

Bu ziyaret İdlib ateşkesi sürecinde geri planda kalan veya geri plana itilen İran’ın daha aktif olmak istediği şeklinde yorumlanabilir.

İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif 20 Nisan Pazartesi günü Suriye’ye resmî bir ziyaret gerçekleştirdi. Koronavirüs küresel salgını sebebiyle neredeyse tüm dünyanın tecrit altında olduğu bir dönemde başkent Şam’a giden Zarif, Beşar Esed ve Dışişleri Bakanı Velid Muallim ile bir araya geldi. İran Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamaya göre İran-Suriye ikili ilişkileri, bölgesel gelişmeler ve Suriye’nin “terörle” mücadelesindeki son gelişmeler resmî ziyaretin konuları arasında yer aldı. Suriye tarafından gelen açıklamalara göre ise yeni Astana Görüşmelerinin masaya yatırıldığı belirtildi. Dışişleri Bakanı Zarif, İran'da 19 Şubat'ta görülen ilk koronavirüs vakası sonrası ilk kez yurt dışı ziyareti gerçekleştirdi. Zarif bir önceki Şam ziyaretini 2019 yılı Nisan ayında yapmıştı.

Ziyaretle ilgili medyaya yansıyan yorumlara göre Zarif’in küresel salgın döneminde Suriye’ye gitmesinin birkaç olası nedeni ve anlamı var. Buna göre bu ziyaret ilk olarak İran-Suriye bağının konvansiyonel veya sembolik bir diplomatik ilişkinin ötesinde olduğunun göstergesi. İkinci olarak ziyaret zamanlama açısından Tahran-Şam stratejik bağları çerçevesinde önemli bir hamle. Bilindiği gibi 5 Mart tarihinde Türkiye ve Rusya arasında İdlib konusunda bir mutabakat imzalanmıştı. Bu mutabakatın, dokuz yıl sonra Suriye topraklarının tamamını kontrol altına almaya oldukça yaklaşan Esed rejimi ve Suriye iç savaşının başından beri istikrarlı bir şekilde Esed’in yanında olan İran için “Suriye topraklarını özgürleştirme” sürecini baltalayan bir durum yarattığını söylemek yanlış olmayacaktır. İçinde bulunduğumuz durumda sahadaki her bir aktör için açmaza dönmüş İdlib meselesinin en kısa sürede çözüme kavuşturulması gerekirken, İran’dan maddi yardım alamadığını söyleyen Esed’e; Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’dan bazı nedenlerden dolayı diplomatik ve ekonomik destek açıklamaları geldi. Middle East Eye Haber Ajansı, Suriye krizinin başladığı tarihten yakın zamana kadar Esed hükûmetinin karşısında olan bahsi geçen ülkelerin, hâlihazırda İdlib’de varılmış olan ateşkesin bozulması adına Esed'e büyük bir maddi yardım yapmakta olduklarını iddia etti. Dolayısıyla bu ziyarette ele alınacak konulardan biri Suriye’nin Suudi Arabistan-BAE-Mısır ile gelişmekte olan ilişkisi olacaktır. Zira Esed’in farklı bir ittifak kurma hamlesi İran’ın “direniş ekseni” doktrinine göre son derece önemli ve yakından takip edilmesi gereken bir gelişmedir. Üçüncü ve son nokta ise bu görüşmede bugün (22 Nisan) düzenlenecek olan Türkiye, Rusya ve İran arasındaki Suriye konulu Astana Görüşmesi'nin ele alındığı söylenebilir. Astana Görüşmesi'nden hemen önce gerçekleşen bu ikili görüşme İdlib ateşkesi sürecinde geri planda kalan veya geri plana itilen İran’ın daha aktif olmak istediği şeklinde yorumlanabilir.

Sonuç olarak İdlib’deki siyasi kriz, Esed’in farklı ülkelerle ittifak arayışları ve Körfez ülkelerinin Suriye’ye yönelik keskin politika değişiklikleri; Zarif’in riskli bir dönemde de olsa Şam’a gitmesini elzem kılmış görünüyor.

İran, Cevad Zarif, Suriye, Esed, İdlib

ABD İran’a Yönelik Silah Ambargosunu Uzatabilecek mi?

Emine Gözde Toprak

ABD’nin İran’a silah satışını engellemek için kullanabileceği en gerçekçi seçenek İran’a silah satan ülkelere tek taraflı olarak yaptırım uygulamak olacaktır.