Rusya, giderek dışlanan İran’la değil de İran’ın bölgedeki ve petrol piyasalarındaki rakibi olan Suudi Arabistan’la ortak hareket etmeyi ulusal çıkarlarına daha uygun görmektedir.
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Son yıllarda zorunlu örtünme ve kamusal özgürlüklere ilişkin itirazlar İranlı kadınlar tarafından daha yüksek sesle dillendirilse de bu meselenin İran gündemini kısa ve orta vadede meşgul edeceği görülmektedir.
2018 yılında yürürlüğe giren son ambargoların daha önceki Amerikan ambargolarına nazaran İran yayıncılık sektörünü daha fazla etkilediği ortadadır.
İran elindeki askerî kozları kullanmaya başlasa da ABD henüz buna askerî bir karşılık vermedi.
İranlı yetkililerin ABD’nin fiili bir askeri saldırıya girişmeyeceği yönünde özgüvenlerinin olduğu görülüyor. Ne var ki, fiili savaş olsun ya da olmasın ülkenin siyasal alandaki daralması sürecek.
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Körfez'de yaşanabilecek bir ABD-İran savaşının hem Tahran hem de Washington için olumsuz neticeleri olacağından, böyle bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu söyleyebiliriz.
Saldırı yerinin İran Devrim Muhafızları'na ait donanma üssünün bulunduğu Cask Limanı’na yakın olması ve Shinzo Abe’nin Tahran ziyaretiyle saldırının eş zamanlılığı dikkatleri İran’ın üzerine çevirdi.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler