Rusya, İran ve Çin’in Basra Körfezi’nde düzenlemeyi planladığı tatbikatı; bu üç ülkenin Körfez’deki etkisini ve varlığını ortaya koyma girişimi olarak nitelendirmek mümkündür.
Biden’ın, Irak’taki ABD askerî birliklerinin geri çekileceğine yönelik açıklaması, mevcut durumla tezatlık gösteriyor.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.
Rusya’nın İran’a vereceği iddia edilen “uydu teknolojisi” söylentilerini uydurma olarak niteleyen Putin, Suriye’nin çeşitli bölgelerinde yaşayan muhalif konumundaki halka insani yardım sağlanan sınır geçidinin kapatılacağını belirtti.
Her ne kadar Rus yapımı Kanopus-V keşif ve gözlem uydusu sivil maksatlar için üretilse de bazı modifikasyonlar yapılarak askerî maksatlara uygun hâle getirilebilir.
Reformcular, siyasi zirveden silineli çok olsa bile Rafsancani-Ruhani-Laricani çizgisinin İran siyasetinden tasfiye edilmesi farklı çağrışımlar yapıyor ve bu seçimlerin diğer beş seçimden farkının ne olduğu sorusunun sorulmasına neden oluyor.
Viyana görüşmeleri devam ederken Birleşik Krallık, olası yeni bir nükleer anlaşmayla İran’la sürdürülebilir ve sağlıklı bir ekonomik ilişki hedefliyor.
İranlı bankaların; kara para aklamak, yaptırım ve ambargoları delmek ve terörizme destek olmak nedeniyle yargılandığı Future Bank davası, altı yıldır devam ediyor.
“İtaatsiz milisler” söylemi, yeni bir meydan okuma mı yoksa meşrulaştırma mı?
Fetih Koalisyonu milletvekillerinin ve İran’a yakın grupların engel çıkarması ve bütçenin kabul edilmesi karşılığında ayrıcalık elde etme çabaları, bütçenin onaylanmasındaki altı aylık gecikmenin temel sebebidir.
Viyana’da sürdürülen görüşmelerin olumlu bir şekilde somut bir anlaşmaya dönüşmesi durumunda döviz kurunun, 16.000-18.000 tümen bandına çekileceği tahmin edilmektedir.
İran siyasetinde son bir haftada yaşanan hızlı gelişmelerin neticesinde reformcuların en güçlü potansiyel cumhurbaşkanı adayı olan Zarif’in siyasi kariyerinin noktalandığı görülmektedir.