DMO, 3 Şubat Çarşamba günü Pakistan merkezli Ceyşü’l-Adl örgütü tarafından 2018 yılında kaçırılan iki askerini bir operasyonla kurtardığını açıkladı.
Biden yönetiminden İran’a yönelik herhangi bir olumlu açıklama gelmemişken Yeni Delhi’nin İran’a ekipman teslimatı yapması, Çabahar Limanı Projesi’ni geliştirmedeki istekliliğini göstermektedir.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
İran ile Rusya’nın farklı güvenlik alanlarında uzun süredir devam eden iş birlikleri kapsamında gerçekleştirilen son anlaşmanın önemi “ilk siber güvenlik anlaşması” olmasıdır.
Biden yönetiminin, İran-İsrail çatışma sürecine dönüştürücü bir etkide bulunabileceğini söylemek mümkün ancak iki ülkenin kırmızı çizgileri bu etkiyi sınırlandırabilecektir.
İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
İran, geçtiğimiz yıl boyunca ABD karşısında sahip olduğunu düşündüğü ve bizzat Süleymani’nin de defalarca kez ifade ettiği askerî caydırıcılığa sahip olmadığını zor yoldan fark etti.
Irak’ın 20 Ocak’tan önce ABD-İran çatışmasının sahnesi olacağına dair iddialar artarken sürece Kudüs Güçleri Komutanı Kaani ve Irak Başbakanı Kazımi son hamleleriyle dâhil oldu.
Kazımi’nin bölgesel ilişkileri yöneterek Irak’ta gün geçtikçe artan sosyoekonomik problemlere dair geniş halk kesimlerine bir umut vermesi gerekiyor.
Birleştirme operasyonu kapsamında DMO’ya ait altı banka, İran’ın en eski ve en büyük bankası olan Bank Sepah bünyesine katıldı.
Siber saldırıların kapsamı ve niteliği ortaya çıktıkça sadece APT29 değil Rus istihbarat servislerine bağlı APT gruplarının çoğunun bu operasyonda bulunabileceği düşüncesi ağırlık kazandı.