İranlı yetkililerin verdikleri rakamların doğru olup olmaması bir yana söz konusu yetkilerce mültecilerin nükleer anlaşma çerçevesinde bir pazarlık veya tehdit unsuru olarak öne sürülmesi ne etik ne de gerçekçidir.
İran zamanın aleyhine işlediğini bildiği için söz konusu süreci belki de ötesini edilgen bir şekilde beklemeyecektir. Yine de ABD’yi zorlamak için atacağı adımlarda oldukça dikkatli davranması gerekmektedir.
Uygulanan yaptırımlara İran ne kadar dayanabilir bilinmez ancak bu yaptırımların Türkiye’ye olan maliyeti hiç de azımsanmayacak düzeyde.
Hamenei devletin zirvesinde gerçekleştirdiği değişikliklerle ABD’nin tehditlerine direneceğinin mesajını vermektedir.
Devrim Rehberi Hamenei önümüzdeki süreçte yaşanabilecek gelişmeleri hesaba katarak ülkenin siyasi, idari ve askerî otoritelerinde birtakım değişikliklere gitmiştir.
ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.
Trump yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu kararı, büyük bir adım olsa da ABD’nin İran stratejisinin nihai amacı belirsizliğini koruyor.
ABD yaptırımlarıyla bölgede iyice tecrit edilmeye çalışılan İran’ın ABD’nin bütün şartlarını olmasa bile bazı şartlarını kabul ederek masaya oturması beklenmektedir.
Trump’ın İran’a yönelik stratejisinde sürekli el yükselttiği ve Tahran’ın kabul etmek istemediği her şartın yerine bir süre sonra çok daha ağırlarını öne sürdüğü görülüyor.
Trump, İran Devrim Muhafızları Ordusu’nu terör örgütü ilan ederek onu zayıflatmayı amaçlamış, DMO üzerinden de İran’ı yalnızlaştırarak bölgedeki etkisini kırmayı hedeflemiştir.
Kürt sorununu başta Türkiye olmak üzere “başkalarının sorunu” şeklinde lanse etmeye çalışan ve bu minvalde istikrarlı bir söylem ve strateji izleyen Tahran yönetiminin söz konusu çizgiden ayrılması beklenmemektedir.
Trump’ın son hamlesi artık uluslararası ilişkilerde güç politikasının öne çıktığı, güçlünün haklı olabileceği ve uluslararası bağlayıcılığı olan kararlara rağmen toprak elde etmenin meşru sayılabileceği şeklinde yorumlanabilir.