Arama Sonuçları: " idlib"

Bu ziyaret İdlib ateşkesi sürecinde geri planda kalan veya geri plana itilen İran’ın daha aktif olmak istediği şeklinde yorumlanabilir.

Türkiye’ye karşı cephe alan Suudi Arabistan-BAE-Mısır üçlüsü Suriye politikasını değiştirerek, Şam yönetimiyle diplomatik ilişki kurmayı, silahlı grupları örgütleyerek bunları tek bir cephe halinde Türkiye’ye karşı harekete geçirmeyi hedefliyor.

İdlib’de yaşanan son gerginlik, milislerin ve vekil güçlerin cephedeki komutayı rejim güçlerine bırakarak yavaş yavaş geri çekilmeye başlamasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.

Suriye’de onuncu yılına giren iç savaşta aktörlerin sayısı değiştiği gibi bundan sonraki dönemde de yeni aktörlerin katılması bazılarının da geri çekilmesi muhtemeldir.

Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.

Suriye, yabancı milislerin giriş çıkışları ve sağlık altyapılarının tahrip edilmesi gibi nedenlerle yakın zamanda salgının yoğun olduğu ülkeler listesinin başına geçebilir.

Türkiye’nin Moskova ve Şam’ı barışa zorlaması, Suriye içi aktörleri olduğu gibi Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki aktörlerin de politik tercihlerini etkiledi.

İran’ın, Suriye’deki jeopolitik denklemlerde köşeye sıkıştığı görülmektedir.

Virüse karşı alınacak önlemlere bakıldığında kilometrelerce yolu büyük oranda yürüyerek geçen düzensiz göçmenlerin virüsü kapma ve taşıma konusunda en riskli gruplardan biri olduğunu söyleyebiliriz.

Anadolu’nun tarihten gelen set rolünü sürdürmesi için Türkiye’nin çok güçlü bir biçimde desteklenmesinden başka çare yoktur.

Türkiye, krizin ilk evrelerinden itibaren birçok defa uluslararası topluma göçmenlerin güvenle yerleşebileceği alanlar oluşturmak amacıyla Suriye’nin belirli bölgelerinin uçuşa yasak bölge ilan edilmesi çağrısında bulunmuştu.