İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tarihe “Elçilik Krizi” olarak geçen olay, geride kalan yaklaşık kırk yıl boyunca İran’ın da ABD’nin de peşini bırakmadı. Bir başka ifadeyle, iki ülke ilişkileri o günden bugüne “tarihe esir” oldu.
Yaptırımların yürürlüğe gireceği tarihin yaklaşması, İran’da yüksek bütçeli yatırım yapan Avrupalı şirketlerin birbiri ardına faaliyetlerini durdurma kararlarını piyasalara duyurmasıyla sonuçlandı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
ABD’nin İran’ın bölgedeki müttefiklerinden Hizbullah’a odaklanmasının nedeni, örgütün Tahran’ın mali yardımlarının dışında Lübnan içinde ve dışında finansal açıdan kritik bağlantılara sahip olmasıdır.
İran’ın siyasi bir çözümden ümidini kesmesi ABD-İran gerginliğinin son 40 yılın en üst seviyesine çıkmasına neden olur ki bu durum bütün bölge gibi Türkiye açısından da ciddi sonuçlara yol açacaktır.
İstanbul’da yapılan görüşmeler, Astana sürecinin taraflarından olan ve her vesileyle Cenevre sürecinin önemine işaret eden Türkiye’nin, Suriye krizinin siyasi yollarla çözümüne gösterdiği önemi tekrar gözler önüne sermiştir.
Kaşıkçı cinayeti, İran gündemini uzun süreli meşgul etmeyecektir. Bunun yerine İran, Suudi Arabistan gibi sorunlar yaşadığı ülkelerle hatta bizatihi ABD ile gerilimi düşürmenin yollarını arayacaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Soçi mutabakatı, Türkiye ve Rusya’nın İran olmadan daha iyi iş birliği yapabildiğini ispatlamıştır. Bu gerçeği kavrayan İran’ın mutabakatı sabote etmek için girişimlerde bulunması zayıf bir ihtimal değildir.