Uluslararası politik ekonominin gerçekleri ve üye devletlerinin çatışan gündemleri; ŞİÖ’ye üye olmanın, İran’ı uluslararası sistem nezdinde anlamlı bir şekilde güçlendireceği anlamına gelmiyor.
Henüz tavsiye niteliğinde olan yaptırımların kaldırılmasının doğrulanmasına ilişkin rapor, ileride Meclis tarafından hükûmeti bağlayan bir yasaya dönüştürülebilir.
Körfez ve İran arasındaki üç ada anlaşmazlığı güncelliğini korurken İran’ın nükleer dosyası, bölgedeki Arap ülkeleri için endişe kaynağı olmayı sürdürmektedir.
Reisi’nin açıkladığı yol haritası; hükûmeti, “vaatlerinde duran ve adaleti temin etmeye çalışan” bir konuma taşıma gayreti olarak görülebilir.
ABD, Afganistan’dan çekildikten sonra Taliban ve bölgeye yönelik stratejilerinde, Körfez müttefiklerinin kesintisiz desteğini almayı hedefliyor.
Söz konusu ziyaretin ve varılan uzlaşının, bu hafta gerçekleşen UAEA Yönetim Kurulu toplantısında İran’a karşı atılacak aleyhte bir adımı engellediği söylenebilir.
Bağdat Zirvesi’nden de anlaşılacağı üzere İran’ın yeni dönem dış politika hedef ve önceliklerinde ekonomik iş birlikleri ve komşularla iyi ilişkiler belirleyici bir rol oynuyor.
Ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde önemli sorunlarla karşı karşıya olan Cumhurbaşkanı Reisi, kabinesine şahin kanada mensup isimleri dâhil ederek süregelen krizleri aşmayı hedefliyor.
Afganistan’da ABD ve NATO’nun çekilmesiyle ortaya çıkacak olan güç boşluğu birçok bölgesel aktörün hem iştahını kabartıyor hem de güvenlik kaygılarını artırıyor.
Biden’ın, Irak’taki ABD askerî birliklerinin geri çekileceğine yönelik açıklaması, mevcut durumla tezatlık gösteriyor.
Viyana müzakerelerinde nihai bir anlaşmanın çıkmasını zorlayan koşullar yalnızca İran tarafı ile ilgili değildir.