İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
ABD hedeflerine saldırı istihbaratı alındığı bahanesiyle İran’ın en önemli iki saha adamını öldüren Trump’ın, İran’ın ciddi bir karşılığı durumunda bahsettiği 52 hedefi vuracağından Tahran’da kimsenin şüphesi kalmamış durumda.
Genç ve hizbullahi parlamento, doğal olarak mevcut Ruhani hükûmetini, iktidarının son bir buçuk yılında daha da zayıflatacaktır.
Süleymani suikastının olası stratejik sonuçlarının yanı sıra bu eylemin ABD iç hukuku bakımından meşru olup olmadığı ABD iç siyasetinde tartışılmaya devam etmektedir.
Tek bir olay, halkı devletle karşı karşıya getirmeye yetmeyeceği gibi halkı seferber etmeye de yetmeyecektir.
Nasrallah, Süleymani’nin yokluğunda ve Haşdi Şabi’nin ciddi yara aldığı bu dönemde bölge siyasetine ve özellikle Irak’a daha fazla müdahil olacağını göstermiş oldu.
Hamenei’nin konuşmasına bakıldığında konuşma, yaşanan hadiselerden sonra beklenenin aksine oldukça normal ve olağan bir çerçevede gerçekleşti.
Türkiye, son dönemlerde Irak’ta ABD-İran arasında yaşanan açık çatışmadan rahatsızlık duymaktadır.
İran-ABD gerilimi, 40 yılın muhtemel bir “nihai tırmanışı” ve son dönemde birbirini izleyen “yanlış muhasebeler” yüzünden açık bir savaşı kaçınılmaz hale getirebilir.
Nasrallah konuşmasında “dönüm noktası” olarak tanımladığı saldırıdan tüm bölgenin etkileneceğini ve artık bu saldırıyla birlikte yeni bir siyasi evreye geçildiğini vurguladı.
Tahran’ın bölgede yürüttüğü vekalet savaşlarının en önemli aktörü olan Süleymani’nin öldürülmesi Tahran-Washington hattında devam eden gerilimi yeni bir safhaya taşıdı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler