Rusya, görünüşte İran’ın Suriye’deki varlığını meşrulaştırmış, onu ABD’ye karşı desteklemiş ve İran’ın ABD ile yaptığı her türlü anlaşmayı reddetmiş olsa da İran’ın Suriye’deki nüfuzunu azaltmak için adımlar atmıştır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran’ın nükleer faaliyetlerine yeniden ve daha kapsamlı olarak döneceğini açıklaması son bir yıldır giderek artan ABD-İran gerginliğini daha farklı bir boyuta taşıyacak.
Hem INSTEX sisteminin asıl etkisi hem de ülkenin geleceği, Ruhani’nin AB ülkelerine tanıdığı mühletin ilk kısmının sona ereceği 8 Temmuz tarihinde belli olacak gibi görünmektedir.
Rusya, giderek dışlanan İran’la değil de İran’ın bölgedeki ve petrol piyasalarındaki rakibi olan Suudi Arabistan’la ortak hareket etmeyi ulusal çıkarlarına daha uygun görmektedir.
ABD, İran’ı elden geldiğince baskılayarak yıpratma amacında, İran ise ekonomik, siyasi ve elbette toplumsal anlamda gardı düşmeden dişini gösterme uğraşında.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
Körfez'de yaşanabilecek bir ABD-İran savaşının hem Tahran hem de Washington için olumsuz neticeleri olacağından, böyle bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu söyleyebiliriz.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Abe’nin ziyaretinden ciddi bir sonuç elde edilememesi, ABD-İran gerginliğinin devam edeceği anlamına gelmektedir.
ABD Başkanı Trump’ın Mayıs 2018’de İran ile 5+1 ülkeleri arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle İran’ın nükleer faaliyetleri yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.