İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, Merkez Bankasının eski politika anlayışını bırakarak daha modern ve reformcu yeni politikalar uygulayacağının haberini verdi.
Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.
BAE-İsrail yakınlaşması İran açısından güvenlik, askerî ve ekonomik yönden potansiyel tehdit unsurları barındırmaktadır.
Ekonomik ve siyasi olarak güçlü bir aktör hâline gelebilmede enerjinin rolü dikkate alındığında bu hamle Türkiye’nin elini güçlendirecek ve ülke artık masaya daha güçlü oturacaktır.
Asya’daki güncel bölgesel gruplanmalar Avrasya bölgesinde küresel hâkimiyet mücadelesinin kızışacağını göstermektedir.
Teshiri, ehl-i sünnetin kutsallarına saygısızlık yapıldığı Aşure duası gibi bazı Şii merasimlerini geçersiz ve aşırı mezhepçilerin icadı olarak görmüştür.
Petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki azalmanın yanında yerli gaz üretimine başlanması, döviz kurundaki dalgalanmalara rağmen Türkiye’nin elini rahatlatabilir.
Niyaveran halkasına göre sosyal adaletin inşası için İran’da şeffaf, rekabetçi piyasa ekonomisi ve demokratik bir politik sistem inşa etmek zorunludur.
25 Yıllık Kapsamlı İş Birliği Anlaşması’nın imzalandığı iddialarının ardından Körfez’de gözler Çin-İran iş birliğine çevrilse de Körfez Arap ülkeleri, Çin’in Orta Doğu’daki ekonomi politikalarının ayrılmaz parçası olmaya devam etmektedir.
DMO’nun iç ve dış politikada belirleyici aktörlerden birine dönüşmesinde İran devlet yapısındaki en güçlü isim olan Devrim Rehberi Hamenei’nin desteğinin önemli rolü bulunmaktadır.
Hasan Ruhani Dönemi’nde çeşitli modifikasyonlara uğrayarak uygulanmaya devam eden adalet payları, İran ekonomisinin en çok tartışılan konularından bir tanesidir.
Değişimin evrildiği yeni dönem, üç büyük kutup olan ABD, Çin ve Rusya ekseninde şekillenen Büyük Güçler Rekabeti dönemi olarak adlandırılmaya başlandı.