Üçlü tatbikat, içeride rejim karşıtı kitlesel hareketler ve dışarıda ABD'nin İran'a uyguladığı maksimum baskı politikası karşısında sarsılan Velayet-i Fakih rejimine bir can simidi sunabilir.
Trump, Tahran-Washington arasındaki problemlere esaslı bir çözüm getirmekten ziyade başkanlık seçimleri öncesi önemli bir dış politika başarısı elde etmeye çalışmaktadır.
Türkiye, “Rusya ile diyalog” ile NATO’nun ortak güvenlik politikaları arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.
Şeriat sistemi üzerine kurulu olan İran İslam Cumhuriyeti, ideolojik tarihî dönüm noktalarını günümüz koşullarına uygun bir biçimde yorumlayıp bunları çıkarları doğrultusunda kullanmaktadır.
Abdul Mehdi’nin istifasıyla oluşan siyasi boşluk ve her geçen gün protestocularla güvenlik güçleri arasında artan şiddet olayları, Irak’ı sonu gelmez bir iç savaşa sürükleyebilir.
Toplumsal hareketlerin internet erişimi ile ilişkisi İran iç güvenlik doktrininde bir adaptasyon zorunluluğunu ortaya çıkarmıştır.
Irak’ta, İran karşıtı sloganların öne çıktığı gösterilere Şii kesimlerin öncülük etmesi Ortadoğu’da yıllardır tedavüle sokulmaya çalışılan “mezhep çatışması” kavramının içi boş bir retorik olduğunu ortaya koyuyor.
İran’ın içerisine girdiği ekonomik dar boğaz dikkate alındığında önümüzdeki süreçte patlak verecek toplumsal olayların bastırılmasında yine Besic Teşkilatına önemli sorumluluklar düşmektedir.
İran’a uygulanan yaptırımlar ülkeyi ciddi bir dar boğaza sürüklemiştir. Son eylemler de göstermektedir ki İran halkının ekonomik krize daha fazla dayanacak gücü ve sabrı kalmamıştır.
İran krizler sarmalı denebilecek bir evrenin eşiğine gelmiş bulunmaktadır.
Türkiye’nin Suriye krizinin başlıca aktörlerinden ABD ve ardından da Rusya ile vardığı mutabakatlar, sınır güvenliğine yönelik tehditlerin bertaraf edilmesi açısından çok önemli bir kazanım.
Protestoların sebebi olan yolsuzluk, kayırmacılık, ekonomik darboğaz, işsizlik ve dış müdahale gibi sorunlar temelde iki ülkenin de siyasal sisteminin yapısal karakteristiğinden kaynaklanmaktadır.