Adnan Zurfi’nin hükûmet kurma süreci, ABD-İran gerilimini etkileyecek yeni bir belirleyici faktör olarak ortaya çıktı.
Musaddık'ı indiren darbe İran'da İngiliz hâkimiyetine son vermiş ancak bu defa da ABD hâkimiyetini başlatmıştır.
Tahran yönetiminin dikkate almadığı tek değişken Trump’ın koronavirüs salgını öncesi koşullarda İran’la bir savaş başlatmak istemediği varsayımıdır.
Zarif, mart ayının ilk günlerinde İran ve halkının diğer ülkelerden farklı olarak “ekonomik terörizm” gölgesinde koronavirüs ile mücadele ettiğini belirtti.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Hizbullah son yıllar içinde art arda gelen en büyük askerî, ekonomik ve siyasi krizler ile yüzleşmek zorunda kaldı.
Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.
Cumhurbaşkanı Salih'in, Zurfi'yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi Irak siyasetini hareketlendirdi. Kürt, Sünni ve bazı Şii politikacılar karara itiraz etmezken, mecliste İran destekli Şii bloklar karara şiddetli tepki gösteriyor.
Pompeo’nun beklenmedik ziyaretinin öncelikli hedefi Afganistan’da devam eden siyasi çalkantıyı sona erdirerek barış sürecinin önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldırmaktır.
Protestolar Şii yoğunluklu şehirlerde patlak vermesine rağmen mezhepsel öfkeyi değil mezhepleri veya etnik kökenleri de aşan genel bir öfkeyi yansıtmaktaydı.
İran tansiyonu artırarak ABD’yi savaş gibi ortak bir riske maruz bırakmaya, korkutmaya ve geri adım attırmaya çalışmaktadır.