İran’da 1400 yılının son aylarında onaylanan 40 yatırım projesinden 12’si, Afgan yatırımcılara sağlandı.
Tenef Üssü’ne yapılan drone saldırısı, hedef alınan ABD üssünün, hava savunma zafiyetini akıllara getirirken İsrail’in, Suriye’ye yönelik son saldırılarına karşı gelişen bir reaksiyon olarak okunabilir.
İran’ın itirazına rağmen diğer katılımcı ülkelerin koordinasyonuyla ortak bildirinin yayımlanması, Moskova’nın Afganistan konusundaki iradesini, Tahran’a dayatmak istediğini göstermektedir.
Bakıri’nin Rusya ziyaretinin, iki ülke arasında artan ciddi sorunların konjonktür gereği dışa yansıtılmaması amacı taşıdığı belirtilmelidir.
İslam Cumhuriyeti, Persepolis’e karşı en iyi ihtimalle kayıtsız olsa da bu tutum, çeşitli iç ve dış dinamiklere bağlı olarak değişmeye başlamıştır.
İran’da yerel yatırımın azlığı, yabancı yatırım ihtiyacını artırırken FATF, ABD ambargoları ve bazı yerel değişkenler sebebiyle ülkede yabancı yatırım krizi yaşanıyor.
Dustdar, entelektüel projesinde İran’ın geri kalmışlığının sebeplerini sorgulayarak “İran kültürü”nde “düşüncenin imkânsızlığı” alışkanlığı ve bu alışkanlığın İran tarihindeki etkenleriyle hesaplaşmaktadır.
Dizüstü bilgisayar, akıllı telefon, kablolu ve kablosuz internet gibi uzaktan eğitim araçlarının sağlanması da dâhil olmak üzere bu zorluklar, İran’da merkezden uzak birçok bölgede uzaktan eğitimi imkânsız hâle getirmiştir.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti, Tahran’ın Afganistan’daki gelişmeler konusundaki endişelerini İslamabad’a iletme çabasının bir parçasıdır.
Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.