İran’ın Karabağ meselesinde Azerbaycan halkı, İran Türkleri ve uluslararası toplumu hedef alan propaganda faaliyeti, güven problemi, söylem-eylem tutarsızlığı gibi nedenlerle başarısızlığa uğramış durumda.
İran’dan gelen resmî, yarı resmî açıklamalar ve kamuoyu tepkileri doğrultusunda belirtmek gerekir ki Karabağ sorunu Tahran için jeopolitik risklerin yanı sıra etno-politik riskler de barındırmaktadır.
İran’ın 30 yıl önceki pozisyonunu koruduğu ve işgal altındaki Müslüman komşusu ile işgalci Ermenistan’ı eşit pozisyonlarda değerlendirdiği görülmektedir.
Ermenistan’ın saldırıları, askerî politikalarında yaptığı son değişiklikle ilgilidir.
Tahran’da gittikçe artan kiracı sayısı ve ev sahibi olmak için gerekli sürenin uzaması hükûmetlerin karnesine eksi olarak geçiyor.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Eldeki hatıratların; İran’da saltanatın değişimi, Rıza Şah’ın Türkiye ziyareti, 1953 Musaddık Darbesi’ne giren süreç ve İran İslam Devrimi gibi hayati dönemeçleri anlatıyor oluşu bir şans sayılabilir.
Doğu Akdeniz’e ulaşmak ve bu alan üzerinde kontrol sağlamak İran’ın jeopolitik hedefleri arasındadır.
ABD-İran arasında tırmanan gerilim, Afganistan’ı doğrudan veya dolaylı yoldan etkileyecektir.
Türkiye, son dönemlerde Irak’ta ABD-İran arasında yaşanan açık çatışmadan rahatsızlık duymaktadır.
Irak’ın içinde bulunduğu sosyopolitik krizi daha derinleştireceğe benzeyen bu saldırının diğer bir etkisi de hâlihazırda devam eden protesto gösterileri üzerinde görüleceğe benziyor.
Türkiye, “Rusya ile diyalog” ile NATO’nun ortak güvenlik politikaları arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.