ABD Başkanı Trump’ın Suriye’den çekilme kararı alması Suriye’de yeni bir süreç başlattı. Bu gelişme, 2015 yılından itibaren Suriye iç savaşında Şam rejiminin yanında aktif bir rol üstlenen Rusya’nın da Suriye politikasını etkileyecektir.
İran’ın Irak, Afganistan ve Suriye’de izlediği genel politikayı Yemen’de de izleyeceği öngörülmektedir. Bu politika öncelikle Yemen’in bütünlüğünün muhafazasıdır.
Ankara’nın Suriye’nin doğusuna ilişkin askerî planları konusunda Tahran’ın takındığı sessiz tutum, İran'ın bir askerî operasyonu desteklediği anlamına gelmemektedir.
Trump, attığı adımlara mukabil Türkiye’den öncelikle bölgede asli hedef olarak belirlediği İran konusunda daha yakın bir iş birliği bekleyecektir.
Birkaç istisna dışında üçüncü devletlerin çoğu Trump’tan İran konusunda Kuzey Kore’ye gösterdiğine benzer bir manevra beklemektedir.
İstanbul’da yapılan görüşmeler, Astana sürecinin taraflarından olan ve her vesileyle Cenevre sürecinin önemine işaret eden Türkiye’nin, Suriye krizinin siyasi yollarla çözümüne gösterdiği önemi tekrar gözler önüne sermiştir.
Soçi mutabakatı, Türkiye ve Rusya’nın İran olmadan daha iyi iş birliği yapabildiğini ispatlamıştır. Bu gerçeği kavrayan İran’ın mutabakatı sabote etmek için girişimlerde bulunması zayıf bir ihtimal değildir.
Amerika’nın İran’a yönelik yeniden yürürlüğe koyduğu yaptırımlar, Esed rejimine koşulsuz destek vermeyi ilke hâline getiren İran dış politikasını şüphesiz sekteye uğratacaktır.
İran'ın başkenti Tahran, 7 Eylül'de, “Astana Barış Süreci” çerçevesinde İran, Rusya ve Türkiye liderleri arasındaki gerçekleşen zirvelerin üçüncüsüne ev sahipliği yaptı.
Tahran deklarasyonuyla İdlib operasyonu ertelenmiştir. Bu durum Türkiye açısından önemli bir diplomatik başarı olarak görülürken Rusya, zirveden beklediğini mutlak bir şekilde alamayarak geri adım atmak durumunda kalmıştır.
Türkiye, kararlı tavrını göstererek bu operasyonların kapsamlı bir saldırıya dönüşmesi durumunda Astana sürecinin çökeceğini ve Türkiye’nin farklı seçeneklere yöneleceği mesajını net olarak vermiştir.
Zirve öncesinde İran basını çoğunlukla üç liderin Suriye’de barışı sağlamak için toplandığı yönünde olumlu haberleri ön plana çıkarmış ve bu yapıcı tavır zirve sonrasında da devam etmiştir.