ABD hedeflerine saldırı istihbaratı alındığı bahanesiyle İran’ın en önemli iki saha adamını öldüren Trump’ın, İran’ın ciddi bir karşılığı durumunda bahsettiği 52 hedefi vuracağından Tahran’da kimsenin şüphesi kalmamış durumda.
Tek bir olay, halkı devletle karşı karşıya getirmeye yetmeyeceği gibi halkı seferber etmeye de yetmeyecektir.
Nasrallah, Süleymani’nin yokluğunda ve Haşdi Şabi’nin ciddi yara aldığı bu dönemde bölge siyasetine ve özellikle Irak’a daha fazla müdahil olacağını göstermiş oldu.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran yönetiminin halkın refahı için harcanması beklenen 200 milyon avroyu Kudüs Gücü’ne aktarması, ABD karşısında İran’ın, savunma alanında elinde bulundurduğu bütün kaynaklara ihtiyaç duyduğunu göstermektedir.
İran-ABD gerilimi, 40 yılın muhtemel bir “nihai tırmanışı” ve son dönemde birbirini izleyen “yanlış muhasebeler” yüzünden açık bir savaşı kaçınılmaz hale getirebilir.
Nasrallah konuşmasında “dönüm noktası” olarak tanımladığı saldırıdan tüm bölgenin etkileneceğini ve artık bu saldırıyla birlikte yeni bir siyasi evreye geçildiğini vurguladı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran yönetimi böyle bir saldırıyı beklemese de olayın ilk şokunu atlattıktan sonra saldırıya uygun bir şekilde karşılık vereceği yönünde bir şüphe bulunmuyor.
ABD'nin İran'ın bölgesel yayılma stratejisinin merkezindeki isim Kasım Süleymani ile Haşdi Şabi liderlerini hedef alan saldırısı, oyunun kuralarını tamamen değiştirecek bir adım.
Kasım ayı protestolarında Hamenei’nin almış olduğu sert tavırlar eleştirilmesine yol açmıştır. Bu dönemde Hamenei’yi ilgilendiren bir ses kaydının gündeme gelmesi onun üzerindeki baskıları arttıracaktır.