Zarif, mart ayının ilk günlerinde İran ve halkının diğer ülkelerden farklı olarak “ekonomik terörizm” gölgesinde koronavirüs ile mücadele ettiğini belirtti.
İran’daki salgın genişledikçe “maksimum baskı” stratejisine muhalefetin artacağında şüphe yok. Ancak bu muhalefetin tam da seçim arifesinde Trump’ın tutumunu değiştirmeye yetip yetmeyeceği belirsiz.
Yemen’de Arap Baharı'nın da etkisiyle 2011'de başlayan gösteriler, 2014’te otuz üç yıldır ülkeyi yöneten Ali Abdullah Salih’in Husiler tarafından devrilmesi ile sonuçlandı.
Hamenei ve Ruhani koronavirüs salgınını dış düşman retoriği üzerinden ele alarak halkın kolektif belleğine gönderme yapmayı hedeflese de bugün itibarıyla halkta karşılığını bulmamıştır.
İdlib’de yaşanan son gerginlik, milislerin ve vekil güçlerin cephedeki komutayı rejim güçlerine bırakarak yavaş yavaş geri çekilmeye başlamasının ne denli önemli olduğunu gösterdi.
Hizbullah son yıllar içinde art arda gelen en büyük askerî, ekonomik ve siyasi krizler ile yüzleşmek zorunda kaldı.
Suriye’de onuncu yılına giren iç savaşta aktörlerin sayısı değiştiği gibi bundan sonraki dönemde de yeni aktörlerin katılması bazılarının da geri çekilmesi muhtemeldir.
Geçtiğimiz yıl yaşanan zorluklara rağmen yeni yılda da mevcut sorunların çözüleceğine ya da hafifleyeceğine dair fazla bir belirti yoktur.
Cumhurbaşkanı Salih'in, Zurfi'yi hükümeti kurmakla görevlendirmesi Irak siyasetini hareketlendirdi. Kürt, Sünni ve bazı Şii politikacılar karara itiraz etmezken, mecliste İran destekli Şii bloklar karara şiddetli tepki gösteriyor.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Tahran yönetimi uluslararası yardım çağrısı yaptığı ve binlerce cana mal olan salgın hastalığa rağmen kısa vadede ABD karşıtı siyasetlerinden vazgeçmeyecek.
Protestolar Şii yoğunluklu şehirlerde patlak vermesine rağmen mezhepsel öfkeyi değil mezhepleri veya etnik kökenleri de aşan genel bir öfkeyi yansıtmaktaydı.