Arama Sonuçları: " NATO"

Türkiye, “Rusya ile diyalog” ile NATO’nun ortak güvenlik politikaları arasında bir denge kurmaya çalışmaktadır.

Trump yönetimi, Orta Doğu için orta ve uzun vadeli bir strateji belirleyene kadar ABD’nin Kürtlere yönelik kısa ve orta vadede farklı bir politika içerisine girmeyeceği beklenebilir.

AB kendi iç meselelerine odaklandığından Orta Doğu’da artık organize bir şekilde hareket edememekte ve bu durumda oyun kurucu rolünü de yitirmektedir.

ABD’nin genellikle NATO müttefikleri ve İsrail’le sınırlandırdığı “meşru müdafaa hakkına” yönelik desteği Hindistan’a da vermesi oldukça ender görülen bir durumdur.

ABD’nin İran’a yönelik baskıcı politikaları İran’ın dünyayla olan ilişkilerini olduğu gibi uluslararası aktörlerin de İran’la olan ilişkilerinde belirleyici bir rol oynamıştır.

Türkiye ile İran arasında bölgesel güvenlik sorunları ekseninde gelişen yakınlaşma Ankara-Washington hattında sorunlara neden olsa da Türkiye, Tahran’la askerî ilişkilerinin derinleşmesinin faydalı olacağını düşünmektedir.

Esed’in Tahran ziyareti ve İran makamlarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler, şu aşamada İran’a ait kuvvetlerin Suriye’den çıkma niyetinde olmadığını ve bilakis Esed’in ülkesindeki İran varlığını desteklediğini gösteriyor.

Kürtlerin ABD’nin Ortadoğu politikaları için zaman zaman işlevsel hâle geldiği fakat vazgeçilebilir olduğu görülmektedir.

Karşılıklı ekonomik çıkarların yanı sıra Gürcistan’ın perspektifinden İran, bölgede pragmatik bir ortak ve Rusya’nın jeopolitik eylemlerine karşı denge aktörü olarak görülmektedir.

İran’ın Irak, Afganistan ve Suriye’de izlediği genel politikayı Yemen’de de izleyeceği öngörülmektedir. Bu politika öncelikle Yemen’in bütünlüğünün muhafazasıdır.

Trump, attığı adımlara mukabil Türkiye’den öncelikle bölgede asli hedef olarak belirlediği İran konusunda daha yakın bir iş birliği bekleyecektir.

Birkaç istisna dışında üçüncü devletlerin çoğu Trump’tan İran konusunda Kuzey Kore’ye gösterdiğine benzer bir manevra beklemektedir.