Arama Sonuçları: "Direniş Ekseni"

Körfez’deki dengeler açısından İran-Suudi Arabistan ilişkileri büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Suudi Arabistan ve BAE arasında çıkan kriz, Reisi için bir fırsat niteliğindedir.

Rusya Enerji Bakanı Shulginov’ın, İran'ın Moskova Büyükelçisi Celali ile 2 Temmuz’da yaptığı görüşme; Rusya’nın, mevcut iş birliği çerçevesini ve mekanizmasını Reisi Dönemi’nde genişletmeyi hedeflediğini göstermektedir.

Seçimler sonrası Haşdi Şabi’nin Irak’ta askerî geçit töreni düzenlemesi, Hamas ve Hizbullah liderlerinin Lübnan’da görüşmesi direniş ekseninin yeni dönem İran dış politikasında önemsendiğini göstermektedir.

“İtaatsiz milisler” söylemi, yeni bir meydan okuma mı yoksa meşrulaştırma mı?

Biden yönetiminin, İran-İsrail çatışma sürecine dönüştürücü bir etkide bulunabileceğini söylemek mümkün ancak iki ülkenin kırmızı çizgileri bu etkiyi sınırlandırabilecektir.

Bölgede işgalin sona ermesinin ve kalıcı istikrarın sağlanmasının Erivan ve Tahran da dâhil herkesin faydasına olacağına şüphe yoktur.

BAE-İsrail yakınlaşması İran açısından güvenlik, askerî ve ekonomik yönden potansiyel tehdit unsurları barındırmaktadır.

Lübnan önümüzdeki süreçte huzur ve istikrara kavuşamayacaktır. Bu durum Suriye'deki gelişmeleri de etkileyecektir.

İran’ın; Irak, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerdeki nüfuzu zayıflarsa önüne çıkan en iyi seçenek Türkiye ile Suriye konusunda anlaşmaktan geçiyor.

İran ve Suriye arasındaki son askerî anlaşmanın Esed rejiminin İran'a daha fazla bağımlı hâle gelmesi dışında pek önemli bir etkisi olmayacağı açıktır.

İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler

ABD'nin Venezuela’ya doğru ilerleyen İran bandıralı petrol tankerlerine müdahale etmemesinin en önemli nedenlerinden biri olası bir krizin İran lehine sonuçlanacağı düşüncesidir.