2018 yılında yürürlüğe giren son ambargoların daha önceki Amerikan ambargolarına nazaran İran yayıncılık sektörünü daha fazla etkilediği ortadadır.
İran elindeki askerî kozları kullanmaya başlasa da ABD henüz buna askerî bir karşılık vermedi.
İranlı yetkililerin ABD’nin fiili bir askeri saldırıya girişmeyeceği yönünde özgüvenlerinin olduğu görülüyor. Ne var ki, fiili savaş olsun ya da olmasın ülkenin siyasal alandaki daralması sürecek.
Hamenei’nin “ne savaş ne müzakere” olarak deklare ettiği, pratikte ise ABD ve müttefiklerine karşı pratik agresif müdahaleyi de içeren politikalarının kontrolden çıkması oldukça muhtemel görünmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Körfez'de yaşanabilecek bir ABD-İran savaşının hem Tahran hem de Washington için olumsuz neticeleri olacağından, böyle bir savaş ihtimalinin düşük olduğunu söyleyebiliriz.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Abe’nin ziyaretinden ciddi bir sonuç elde edilememesi, ABD-İran gerginliğinin devam edeceği anlamına gelmektedir.
Nükleer anlaşma başarısız olursa İran uluslararası bir izolasyon tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
ABD Başkanı Trump’ın Mayıs 2018’de İran ile 5+1 ülkeleri arasında 2015 yılında imzalanan nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmesiyle İran’ın nükleer faaliyetleri yeniden uluslararası gündemin üst sıralarına taşındı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Çin faktörü, Pakistan - İran ilişkilerinin gelecekte takip edeceği seyirde son derece önemlidir. CPEC'in uygulanması ABD'nin etkisini azaltacak ve iki devleti daha da yakınlaştıracaktır.