Orta-uzun vadeli tarihsel devamlılıklar ve seçim sonrasındaki siyasal gündeme bakıldığında İsrail’in İran’a yönelik sıcak bir hamle yapma ihtimali oldukça zayıf görünmektedir.
Trump yönetiminin Devrim Muhafızları Ordusu kararı, büyük bir adım olsa da ABD’nin İran stratejisinin nihai amacı belirsizliğini koruyor.
ABD yaptırımlarıyla bölgede iyice tecrit edilmeye çalışılan İran’ın ABD’nin bütün şartlarını olmasa bile bazı şartlarını kabul ederek masaya oturması beklenmektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Trump’ın son hamlesi artık uluslararası ilişkilerde güç politikasının öne çıktığı, güçlünün haklı olabileceği ve uluslararası bağlayıcılığı olan kararlara rağmen toprak elde etmenin meşru sayılabileceği şeklinde yorumlanabilir.
İran’da çoğunlukla güvenlik eksenli kurumlarla bağlantılı ülke içindeki güçlü çıkar grupları, ekonomik serbestleşme ve sürdürülebilir ekonomik büyüme gibi reform gerektiren konuların önünde engel teşkil etmektedir.
Zarif’in istifası, İran’da muhafazakârlar ile reformist-ılımlı cenah arasında grift bir denge olduğunu ve mevcut koşullarda olası bir hükûmet krizinin İran’ın başını fazlasıyla ağrıtacağını göstermiştir.
Tahran, Irak’taki ekonomik ve politik kazanımlarını pekiştirerek bu ülkenin ABD’nin çevreleme stratejisinin bir parçası olarak kendisine karşı bir güvenlik sorunu oluşturmasına engel olmayı hedeflemektedir.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran ile İsrail arasındaki sözlü atışmalara rağmen İranlı ve İsrailli yetkililer tarafından yapılan son açıklamalar, her iki tarafın da Suriye’de doğrudan bir askerî çatışmaya girmenin olası riskinin bilincinde olduğunu göstermektedir.
Kürtlerin ABD’nin Ortadoğu politikaları için zaman zaman işlevsel hâle geldiği fakat vazgeçilebilir olduğu görülmektedir.