İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Ses kaydı, muhafazakârların kendi içerisindeki iktidar mücadelesini açığa çıkarırken Kudüs Gücünün finansal desteğinin teminini ve Kalibaf’ın bundaki rolünü açıkça ortaya koymuştur.
İran ve Katar arasındaki ilişkilerin bir ayağını Viyana görüşmeleriyle ilintili konular, diğerini Rusya ve Avrupa arasındaki krizden kısa süreli avantaj sağlama arzusu oluşturmaktadır.
Sızdırılan ses dosyasını, muhafazakârların arasındaki rekabetin bir parçası olarak okumak gerekir.
Hem Meclis seçimleri hem de cumhurbaşkanlığı seçimlerinde başarısız olan reformcu ve ılımlı çevrelerin “yeni bir ittifak” arayışında olduğunu belirtmek mümkündür.
Reisi ve taraftarları, Doğu’ya yönelik adımları ülkenin dış politikası için stratejik bir başarı olarak görürken muhalif cephe bu gelişmelere karşı eleştirilerini artırdı.
Finans ve döviz piyasalarındaki türbülans uzunca bir süre devam etmiş ve artan risk algısı ve ayrıca yaptırımların İran’ın ihracat gelirlerini çok ciddi oranda düşürmesi ile birçok ekonomik göstergede son derece kötü performanslar gözlemlenmiştir.
Devletin kritik kurumlarında görev yapan ve bu süreçte hem muhafazakâr hem ılımlı cenah içerisinde nüfuzlu bir yer edinen Laricani’nin, siyasi arenadan kolaylıkla tasfiye edilemeyeceği açıktır.
Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.
ABD liderliğindeki Batı’yla sorunlar yaşayan ve yöneldiği Doğu ülkelerinden beklediği ölçüde destek göremeyen Tahran, son aylardaki bölgesel gelişmeler karşısında hazırlıksız yakalandı.
Ekonomi ve Maliye Bakanı Handuzi “ekonomide şeffaflık” düsturuyla önceki hükûmetin açıklarını kamuoyuyla paylaşarak Reisi hükûmetinin popülaritesini artırmak istiyor.
İran’da düşünce ve araştırma kuruluşlarında çıkan yazılar, Taliban liderliğindeki bir hükûmetin orta ve uzun vadede İran’ın ulusal çıkarları için tehdit olacağı yönündedir.