Hatemikiya, filmiyle içinde bulunduğu jeopolitik havzaya ve dünyaya mesajını iletir: Dünya mirası, Orta Doğu, İslam birliği, Şii ittifakı ve her bir İranlı tehlikededir.
Bu çalışma, tematik bir yaklaşımla İran’da COVID-19 üzerine ileri sürülmüş bir dizi analizin anlamsallığını incelemektedir.
Son aylarda gözlemlenen Tahran Borsası endeksinin yukarı yönlü hızlı hareketi kendini aşağıya bırakarak piyasadaki birçok oyuncunun endişelerini artırdı.
Yusuf Sanei, Velayet-i Fakih teorisini eleştiren, tartışmalı fetvaları bulunan ve reformcu kanada yakın profil çizen bir din adamıydı.
Mısır, Türkiye ve İran gibi bölgesel güçler, aralarındaki cüzi ihtilafları bir kenara bırakamazlarsa genişçe bir bölge kötü yönetimlerle boğuşan büyük bir Lübnan’a benzeyecektir.
Durrani kabilesinin İshakzey koluna mensup olan Şeyh Abdülhekim, Gılzay kabilesinin ağırlıkta olduğu Taliban yönetiminde bir denge unsuru olarak düşünülmüştür.
Rus heyetinin Şam ziyaretinin ana hedefi, Rusya’nın Suriye’deki varlığını ve etkisini doğrudan ilgilendiren ekonomik, güvenlik ve anayasa süreçlerini ele almaktı.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, Merkez Bankasının eski politika anlayışını bırakarak daha modern ve reformcu yeni politikalar uygulayacağının haberini verdi.
Suudi Arabistan’ın es-Sahve akımına karşı kullanmak üzere ürettiği ve daha sonra kullanım alanını genişlettiği Medhali Selefiler, Yemen ve Libya örneklerinde görüldüğü gibi silahlı bir örgüte dönüşmüştür.
Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.
BAE-İsrail yakınlaşması İran açısından güvenlik, askerî ve ekonomik yönden potansiyel tehdit unsurları barındırmaktadır.
Gelinen son noktada ABD, Rusya, Irak ve Suriye devletleri DEAŞ’ın gerçek anlamda yenilgiye uğratılamadığını ve örgütün bir yeniden doğuş sürecine girdiğini kabul ediyorlar.