İran Genelkurmay Başkanı Bakıri’nin ziyareti, Tahran’ın Afganistan’daki gelişmeler konusundaki endişelerini İslamabad’a iletme çabasının bir parçasıdır.
Uzun yıllar boyunca “Şii Hilali” stratejisi ile hareket eden İran, bugün gelinen noktada kendi açısından risk ve tehdit hilali ile karşı karşıya kalmıştır.
İran’daki düşünce kuruluşlarında çıkan yazılarda, Azerbaycan’ın İsrail ile askerî ve ekonomik ilişkilerini geliştirmesi “İran’a karşı düşmanca bir tavır” olarak görülmektedir.
Bu ziyaretin, İran ve Azerbaycan arasında artan gerilimlerin ortasında gerçekleştiğini ve görüşmelerin temel konusunun Güney Kafkasya’daki gelişmeler olduğunu belirtmek gerekiyor.
İran-Azerbaycan sınırında ortaya çıkan gerilimin arka planında eğer İran’ın İsrail’le ilgili kaygıları yer alıyorsa bu endişeleri gidermenin yolu, diplomasi ve bölgesel iş birliğidir.
Devletlerin ortaya koydukları tepkilerin orantısız olduğu ve krizin doğru yönetilmediği durumlarda, ekonomik ilişkiler kısa ve orta vadede siyasi krizlerden olumsuz etkilenmektedir.
İran’ın söz konusu taktiksel değişimi nihai olarak Türkiye’nin, Irak’ın kuzeyindeki terörle mücadele harekâtlarına yönelik karşıt tutumun sonuçsuz kalması dolayısıyla gelişmektedir.
Ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde önemli sorunlarla karşı karşıya olan Cumhurbaşkanı Reisi, kabinesine şahin kanada mensup isimleri dâhil ederek süregelen krizleri aşmayı hedefliyor.
İran’da mukim Afganların serbest dolaşım hakkı olduğundan Türkiye sınırına yönelmiş olmaları bir noktaya kadar anlaşılabilir olmakla birlikte çıkış noktası Afganistan olanların İran’ı geçerek Türkiye’ye yönelmeleri dikkat çekici.
Haziran 2021’den itibaren sıcaklıkta yaşanan yükseliş, İran’daki elektrik talebinde artışa ve bu da ülkenin birçok şehrinde elektrik kesintilerine yol açıyor.
İran’da tüm baskılara rağmen son yıllarda işçilerin ve diğer emekçilerin çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi talebiyle greve gitmesi dikkat çekici boyutlara ulaşmıştır.