FinCEN belgelerinden anlaşıldığı üzere İran, ambargolar sürecinde elde etmek istediği kazanımlara daha fazla maliyete katlanarak ulaşabilmiştir.
Trump’ın Nükleer Anlaşma öncesi uygulamalara geri dönmesi, yönetim değişikliği yapmak veya Tahran’ın davranışlarını değiştirmek istediği anlamına geliyor.
İran’ın içinde bulunduğu zorlu sosyal ve ekonomik koşullar, kamu vicdanını yaralayan bu tür uygulamaların giderek daha fazla tepki çekmesine neden oluyor.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, Merkez Bankasının eski politika anlayışını bırakarak daha modern ve reformcu yeni politikalar uygulayacağının haberini verdi.
Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.
Değişimin evrildiği yeni dönem, üç büyük kutup olan ABD, Çin ve Rusya ekseninde şekillenen Büyük Güçler Rekabeti dönemi olarak adlandırılmaya başlandı.
Cumhurbaşkanı Gani'nin barış görüşmelerinin ön şartı olan mahkum takası kapsamında son 400 Taliban savaşçısının serbest bırakılmasını öngören kararı imzalamasına karşın barış görüşmeleri aşamasına hâlâ geçilemedi.
Nükleer Anlaşma, getirdiği tüm kısıtlamalara rağmen İran’ın nükleer programının uluslararası düzeyde tanınması anlamı taşımaktadır.
İran’ın en önemli nükleer yakıt üretim merkezlerinden biri olan Natanz Nükleer Tesisi’nde meydana gelen patlama, İsrail’in bu ülkeye yönelik olarak yürüttüğü asimetrik savaşın son örneği olarak görülüyor.
Rusya Sirte ve Cufra’ya paralı askerlerini göndererek Libya’daki güç dengesinin UMH lehine değişmesini engellemek ve Libya’da hâlâ önemli aktör olduğunu gösterme peşinde.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler