ABD ile İran arasındaki yakınlaşma konusunda her iki ülkenin iç endişeleri dışında bir engel görünmemektedir.
Reformist-ılımlı gruplar Uzmanlar Meclisi seçimlerinde Parlamento seçimleri kadar başarı gösterememiş olsalar da seçimler üzerinde dikkatle durulması gereken bir manzara ortaya çıkarmıştır.
İran sineması Hollywood etkisinden arınık bir sinema gerçekleştirme amacına odaklandığı için yönetmenler yerli muhteva taşıyan ve gelenekle bütünleşen hikayelere yoğunlaşırken, bu hikayelere uygun üslupları da keşfedebildiler.
Süleymani ABD’nin bölgede yeni bir çatışma istemediğini ve Bahreyn’de yerleşik askeri üssü nedeniyle mesajı doğru okuyacağını düşünüyor olmalı.
1979 İran Devrimi’nin anti-Amerikan özelliği İslamcı temellere dayanmasından çok ABD’nin İran’a karşı izlediği politikaların bir sonucudur.
İran’da bir tarafta Devrim Rehberi’nin diğer tarafta da Cumhurbaşkanının yer aldığı yapının özellikle son yıllarda artan şekilde sistemi ve yürütme erkini çıkmaza sürüklediği gözlemlenmektedir.