İran ve Rusya’nın desteklediği Esed rejimi, Suriye’yi geleceği olmayan çökmüş bir ülke hâline getirmiştir. Görünüşe göre yeni yılda da Suriye’yi daha iyi bir durum beklememektedir.
Rusya’nın Karabağ için kullandığı “Azerbaycan toprakları” ifadesi ve İran’ın işgalin sonlandırılması çağrılarında bulunması, krizin bölgesel nitelik kazanmadan önce bitirilmesi ihtimalini güçlendiriyor.
Suriye iç savaşı onuncu yılına girerken bu ülke de Afganistan ve Irak örneklerinde olduğu gibi kısa sürede istikrara kavuşacak gibi görünmüyor.
Türkiye’nin Moskova ve Şam’ı barışa zorlaması, Suriye içi aktörleri olduğu gibi Avrupa, Kuzey Afrika ve Orta Doğu’daki aktörlerin de politik tercihlerini etkiledi.
Anadolu’nun tarihten gelen set rolünü sürdürmesi için Türkiye’nin çok güçlü bir biçimde desteklenmesinden başka çare yoktur.
İran'ın İdlib meselesi üzerine Esed’le birlikte Türkiye’yi üçlü görüşmeye çağırması ve Rusya’yı bu sürecin dışında tutması, İdlib ile alakalı olarak Moskova ve Tahran’ın arasının açık olduğunu gösteriyor.
5 Mart’ta yapılacak olan Erdoğan-Putin görüşmesi çıkar dengelerinin ortak noktada buluşturulmasının çabası olacaktır.
Şimdiye kadar teyit edilen haberlere göre 18 Zeynebiyyun, 3 Fatimuyyun ve 9 Hizbullah milisi Türk Silahlı Kuvvetlerinin düzenlediği operasyon sonrasında etkisiz hâle getirildi ve 30 Hizbullah milisi de yaralandı.