Ulusal, bölgesel ve küresel düzeyde önemli sorunlarla karşı karşıya olan Cumhurbaşkanı Reisi, kabinesine şahin kanada mensup isimleri dâhil ederek süregelen krizleri aşmayı hedefliyor.
İran yönetimi şu ana kadar başarıyla yürüttüğü ikili sistemde meydana gelen uçurumu hızlı bir şekilde kapatmak zorunda olduğunu biliyor ve bunda en önemli görev hiç şüphesiz uğruna büyük fedakârlıklar yapılan yeni Cumhurbaşkanı Reisi’ye düşecek.
İran’ın en önemli nükleer yakıt üretim merkezlerinden biri olan Natanz Nükleer Tesisi’nde meydana gelen patlama, İsrail’in bu ülkeye yönelik olarak yürüttüğü asimetrik savaşın son örneği olarak görülüyor.
Yaptırımlar sonrası Suriye’de, önümüzdeki dönemde ekonomik sorunların neden olacağı birtakım gelişmeler beklenebilir. İran her ne kadar Suriye’ye desteğini devam ettireceğini söylese de İran’ın desteğinin kapasitesi geçmişe göre ciddi düzeyde azaldı.
Süreci yönetirken ekonomik sorunlarla toplum sağlığı arasında sürdürülebilir bir denge bulmaya çalışan Tahran yönetimi, salgın başladığından beri arzuladığı “devlet-millet eş güdümünü” bulamadı.
İran’ın Kovid-19 döneminde küresel siber etkinliğini artırdığı görülüyor. Bu dönemde ABD, İsrail gibi devletlerin yanı sıra DSÖ gibi uluslararası kuruluşlar da İran kaynaklı siber saldırıların hedefi oldu.
ABD'nin Irak'taki güçlerini yeniden yapılandırması yeni sorulara yol açtı: ABD, İran destekli milis yapılanmalara yönelik bir saldırı hazırlığında mı, yoksa daha uzun vadeli bir askeri-siyasi strateji mi izliyor?
Koronavirüs salgını, etkili olduğu ülkelerin ekonomilerinde de ciddi tahribata yol açıyor. Birçok ülke salgından etkilenen sektörler için yardım paketleri açıklarken, ekonomisi zaten kırılgan olan İran, IMF'ye borç başvurusunda bulundu.
İran’ın koronavirüs salgını karşısında oluşturduğu kriz yönetim masası vaktinde oluşturulmadığı ve önleyici tedbirleri işletemediği gibi sonrasında yaşanan süreçleri de kontrol etmeyi başaramadı.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler