Mehmet Koç

Çin Büyükelçisi Hau’nun İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Cihanpur’a karşı kullandığı üslup kamuoyunda tepki ile karşılanmış olsa da müesses nizam Çin ile ilişkilerin stratejik önem taşıdığının farkındadır.

İran’ın koronavirüs salgını karşısında oluşturduğu kriz yönetim masası vaktinde oluşturulmadığı ve önleyici tedbirleri işletemediği gibi sonrasında yaşanan süreçleri de kontrol etmeyi başaramadı.

Müesses nizam seçime katılım oranı konusundaki hedefini (%50+) tutturamamakla birlikte başarılı bir seçim mühendisliği sonucunda Hamenei’nin gönlüne uygun bir tablo ortaya çıkarmayı başardı.

İran’da İslami Şûra Meclisi Seçimleri, ulusal iradenin mecliste temsil edilmesi ve İslam Cumhuriyeti’nin meşruiyeti bakımından önem taşıyan bir siyasal katılım sürecini ifade etmektedir.

Parlamento seçimlerinde yaşanacak muhtemel bir boykot, İran’da teokratik yönetimin meşruluğunu farklı bir tartışma boyutuna taşıyacaktır.

Genç ve hizbullahi parlamento, doğal olarak mevcut Ruhani hükûmetini, iktidarının son bir buçuk yılında daha da zayıflatacaktır.

İran Ulusal Konseyi (İUK), Halkın Mücahitleri Örgütü (HMÖ) ile birlikte İran’ın yurt dışı ulusal muhalefetinde ciddi etkisi olan iki aktörden biridir.

İran krizler sarmalı denebilecek bir evrenin eşiğine gelmiş bulunmaktadır.

Etnik kimliklerin ulusal kimliğin önüne geçmesi ülke elitlerini endişelendirmektedir.

Irak ve Lübnan’daki gösteriler ABD, İsrail ve Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan bölgesel çatışmanın ekonomi ile sınırlı olmadığını göstermiştir.

Anayasayı Koruyucular Konseyinin iki fakih üyesi Laricani ve Yezdi arasındaki tartışma, güç mücadelesinin artık daha fazla gizlenemeyeceğini gösterdi.

1960’ların ortalarında kurulan örgüt dönemin uluslararası, bölgesel ve ulusal koşullarının etkisiyle Şii-İslam yorumu ile Marksizmi sentezleyen kendine has bir ideoloji ortaya çıkarmıştır.