Yaptırımlar sebebiyle İran, yoğun diplomatik faaliyetlere rağmen çeşitli ülkelerden borçlarını tahsil edememektedir.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile İran arasındaki iş birliği, İran nükleer krizinin çözümünde önemli bir adım olarak görülebilir.
Reisi ve ekonomi ekibi, ekonominin yol haritasını tamamlarken KOEP ile ilgili negatif beklentiler, İran ekonomisini zora sokuyor.
Tarafların, taleplerini gerçekçi seviyeye çekmemeleri; müzakereleri ve dolayısıyla KOEP’i bütünüyle çöküş noktasına taşıyabilir.
Taliban’ın Afganistan’daki hâkimiyeti, İran için güvenlik ve siyasi sonuçlarının yanı sıra ekonomik ve mali açıdan da bazı sonuçlar doğuracaktır.
Bölgedeki ulaşım koridorlarının açılması, Türkiye ve Azerbaycan arasında doğrudan ulaşımın sağlanması anlamına gelirken bölgesel dengelerin değişeceği yönünde endişeleri bulunan İran’ı rahatsız etmektedir.
Ailenin Korunması ve Nüfusu Gençleştirme Yasası’yla getirilen bazı yasaklar ve önlemler, insan ve kadın hakları savunucularını endişelendirmiş durumdadır.
Bloomberg’ün raporuna göre 2019 yılında İtalyan petrol devi Eni SpA, İran’dan yaklaşık 700.000 varil ham petrol satın almış.
İran’daki su krizinin; iklim değişikliği, kuraklık, nüfus yoğunluğuyla alakası olmakla birlikte krizin esas nedeninin kötü su yönetiminden kaynaklandığı görülmektedir.
Yaptırımlar devam etmesine rağmen ABD Başkanı Biden’ın, İran’a karşı bir önceki döneme göre takındığı yumuşak tutum, İran’ın döviz rezervlerini artırdı.
Seçimler sonrası Irak’ta artan gerilim, Kazımi’ye suikast girişimiyle yeni bir seviyeye taşındı.
İran Merkez Bankasının “Tahran’da Konut Piyasasındaki Gelişmeler” adlı raporundan derlenen verilere göre geçen yıla göre konut fiyatları %33,08 artarken işlem hacmi %32,60 oranında azaldı.