Rusya, Orta Doğu’daki sorunların çözümü için İran’dan ziyade Arap ülkeleriyle yakınlaşmak istiyor.
ABD liderliğindeki uluslararası güçlerin Afganistan’daki savaşının neredeyse 20. yılını geride bıraktığı bugünlerde, ülke yeni bir kanlı iç savaşın arifesinde bulunuyor.
Irak’taki ABD askerlerinin artırılmasının tartışıldığı dönemde, İran ve Suudi Arabistan rekabeti Irak sahasında devam edecektir.
Tüm belirsizliklere rağmen 2021’de ortalama petrol fiyatının varil başına 45-60 dolar arasında değişeceği öngörüsü, uzmanlar arasında geniş kabul görmektedir.
Biden yönetiminin zihninde, 2015’te imzalanan anlaşmaya dönülmesinden çok, İran’ın bölgesel politikalarının ve füze teknolojisinin de parçası olduğu daha kapsamlı bir anlaşma bulunduğunu söylemek mümkün.
İran, ABD yaptırımlarıyla büyük ölçüde zarar görmüş ekonomisini zenginleştirilmiş uranyum faaliyetleriyle kurtaramayacaktır.
Biden’ın Nükleer Anlaşma’ya dönmesini bekleyen Tahran, Taliban üzerinden Afganistan meselesinde de kilit aktörlerden biri olduğu mesajını vermek istiyor.
İran Nükleer Anlaşması’nın (KOEP) geleceği ABD Senatosunun çekincelerinin giderilmesine bağlı olacak.
Trump’ın, İran ve el-Kaide ilişkisinin üzerine giderek Biden yönetiminin İran’a yönelik seçeneklerini sınırlandırmayı hedeflediği söylenebilir.
Asimetrik bir güce sahip olan insansız hava araçları, Körfez’de denizden düzenlenecek bir saldırıya hazırlık amacıyla doğru bir tercih olarak düşünülebilir.
Arap monarşilerinin, Orta Doğu’da yürüttükleri jeopolitik mücadeleden ve bu bağlamda Katar’a uyguladıkları baskılardan bir sonuç alamamış olmaları, Basra Körfezi’ndeki ilişkilere yansımıştır.
İran, geçtiğimiz yıl boyunca ABD karşısında sahip olduğunu düşündüğü ve bizzat Süleymani’nin de defalarca kez ifade ettiği askerî caydırıcılığa sahip olmadığını zor yoldan fark etti.