ABD Başkanlık Seçimleri İran açısından; Trump’ın nükleer program hakkında müzakare başlatmayı düşünmesi ve Biden’ın Irak ve Suriye’de, ABD’nin askerî varlığını artırmayı planlaması nedenleriyle kritik önemdedir.
Rusya’nın Karabağ için kullandığı “Azerbaycan toprakları” ifadesi ve İran’ın işgalin sonlandırılması çağrılarında bulunması, krizin bölgesel nitelik kazanmadan önce bitirilmesi ihtimalini güçlendiriyor.
Bölgede işgalin sona ermesinin ve kalıcı istikrarın sağlanmasının Erivan ve Tahran da dâhil herkesin faydasına olacağına şüphe yoktur.
Yeni Kuveyt yönetiminin bölgesel gelişmelere yönelik takip edeceği dış politika, önümüzdeki dönemde İran-Kuveyt ilişkilerinin seyrini belirleyecektir.
Rusya’nın tarafsız kalma politikası giderek zayıflıyor. Azerbaycan’ın askerî operasyonları ve Türkiye’nin politikası Rusya’yı çözüm masasına oturmaya zorluyor.
2021 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin hedefi, seçimlere katılmayan halkı sisteme dâhil ederek ve “Devrim’in İkinci Aşaması”nı tamamlayarak devrimci ruhun yeniden biçimlendirilmesini sağlamaktır.
İran’ın büyüklüğü, nüfusu, Şiilik formülasyonu ve Arap devletlerindeki eylemleri tarihsel olarak BAE’nin stratejik düşüncesini etkilemiştir.
Trump’ın Nükleer Anlaşma öncesi uygulamalara geri dönmesi, yönetim değişikliği yapmak veya Tahran’ın davranışlarını değiştirmek istediği anlamına geliyor.
İran’ın içinde bulunduğu zorlu sosyal ve ekonomik koşullar, kamu vicdanını yaralayan bu tür uygulamaların giderek daha fazla tepki çekmesine neden oluyor.
Hatemikiya, filmiyle içinde bulunduğu jeopolitik havzaya ve dünyaya mesajını iletir: Dünya mirası, Orta Doğu, İslam birliği, Şii ittifakı ve her bir İranlı tehlikededir.
Mısır, Türkiye ve İran gibi bölgesel güçler, aralarındaki cüzi ihtilafları bir kenara bırakamazlarsa genişçe bir bölge kötü yönetimlerle boğuşan büyük bir Lübnan’a benzeyecektir.
Rus heyetinin Şam ziyaretinin ana hedefi, Rusya’nın Suriye’deki varlığını ve etkisini doğrudan ilgilendiren ekonomik, güvenlik ve anayasa süreçlerini ele almaktı.