10 Mart 2023 tarihinde Çin ara buluculuğunda varılan anlaşma çerçevesinde, Suudi Arabistan’ın enerji altyapısına yönelik saldırılar, en azından geçici olarak durdurulabilir.
Cinping’in Riyad ziyareti, 2018’den bu yana Doğu’ya Bakış politikası kapsamında Çin’i mutlak müttefik olarak gören İran’da, bu politikayı eleştiren kesimlerin elini kuvvetlendirecektir.
Eski petrol kuyularını canlandırma planı başarılı olduğu takdirde, birkaç yıl sürebilen bu onarım faaliyetleri, ülkenin ham petrol üretimine en iyi ihtimalle %15 katkı sağlayabilir.
Geçmişte İran-Avrupa arasında Rüşdi meselesi ve Mikonos suikastı kriz yaratmışsa da Avrupa, tercihini diplomasiden yana kullanmıştır. Bugün de Nükleer Anlaşma’yı kurtarmak amacıyla benzer bir eğilimdedir.
Mevcut krizin, teokratik cumhuriyetin gelecekteki yol haritası üzerinde önemli ve uzun vadeli bir etki bırakması bekleniyor.
Varil başına yaklaşık 30 dolara varan indirimle Asya ülkelerinin piyasalarına tedarik edilen Rusya petrolü, yine indirimlerle satılan İran petrolünü bu piyasadan kısmen çıkarmaya başlamıştır.
Küresel-bölgesel jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler ile Rusya-Ukrayna Savaşı, Güney Kafkasya’daki yeni jeopolitik durumu daha da hareketlendirebilir.
Yaptırımlar üzerindeki denetimler azalırken projeksiyonlarda İran ekonomisinin göstergelerinde iyileşmeler görülmüştür.
İran gibi alternatif ülkelerden sunulacak ilave arzın, ne kadar süre içinde piyasadan çıkan Rusya petrolünün yerini alacağı gerçeği, petrol piyasasında belirsizliği azaltacak etkenlerden biri olacaktır.
Finans ve döviz piyasalarındaki türbülans uzunca bir süre devam etmiş ve artan risk algısı ve ayrıca yaptırımların İran’ın ihracat gelirlerini çok ciddi oranda düşürmesi ile birçok ekonomik göstergede son derece kötü performanslar gözlemlenmiştir.
Devletlerin ortaya koydukları tepkilerin orantısız olduğu ve krizin doğru yönetilmediği durumlarda, ekonomik ilişkiler kısa ve orta vadede siyasi krizlerden olumsuz etkilenmektedir.