Henüz bir yılını doldurmayan Reisi hükûmeti için bir bakan değişikliği, iktidarın yönetsel zafiyetinin göstergesi olacaktır.
Gelinen noktada, önümüzdeki dönem daha çok ABD'nin ve elbette İsrail'in İran'ı nükleer ve bölgesel güç olarak kabul etmeyi hazmetme süreci de olacak.
İşsizler, uyuşturucu bağımlıları gibi marjinal toplumsal gruplar arasında yaygın olan evsizlik, artık meslek sahibi olan daha geniş toplumsal gruplar arasında da yayılmaya başlamıştır.
Türkiye’nin, bölgedeki aktörlerle olan ilişkilerinde meydana gelen olumlu değişiklikler; Tahran’ı, bölge politikalarını gözden geçirmeye zorlayan etkenler arasında görülmektedir.
Yaptırımlar sebebiyle İran, yoğun diplomatik faaliyetlere rağmen çeşitli ülkelerden borçlarını tahsil edememektedir.
Reisi ve ekonomi ekibi, ekonominin yol haritasını tamamlarken KOEP ile ilgili negatif beklentiler, İran ekonomisini zora sokuyor.
Bölgedeki ulaşım koridorlarının açılması, Türkiye ve Azerbaycan arasında doğrudan ulaşımın sağlanması anlamına gelirken bölgesel dengelerin değişeceği yönünde endişeleri bulunan İran’ı rahatsız etmektedir.
ABD ve İran, gerilimlerin azaltılmasına karşılıklı olarak ihtiyaç duyuyor. Viyana’da gerçekleşecek olan önümüzdeki KOEP müzakerelerine tedbirli bir iyimserlikle yaklaşılabilir.
Ailenin Korunması ve Nüfusu Gençleştirme Yasası’yla getirilen bazı yasaklar ve önlemler, insan ve kadın hakları savunucularını endişelendirmiş durumdadır.
Ilısu Barajı ve HES’in tamamlanması, İran basınında kendine oldukça geniş bir yer bulmuş ve ciddi ithamlar üzerinden bir kamuoyu yaratılmaya çalışılmıştır.
İran’daki su krizinin; iklim değişikliği, kuraklık, nüfus yoğunluğuyla alakası olmakla birlikte krizin esas nedeninin kötü su yönetiminden kaynaklandığı görülmektedir.
İran Merkez Bankasının “Tahran’da Konut Piyasasındaki Gelişmeler” adlı raporundan derlenen verilere göre geçen yıla göre konut fiyatları %33,08 artarken işlem hacmi %32,60 oranında azaldı.