Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.
Devletin mali yükünü azaltması beklenen özelleştirmenin, İran’da bir trajediye dönüştüğü söylenebilir.
Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.
İran’dan sporcu göçü, henüz yüksek seviyede olmasa da yükseliş seyrinde olup en fazla tekvando, satranç, güreş, judo ve jimnastik gibi branşlarda görülmektedir.
İran basını, nükleer müzakerelerde nihai anlaşmaya varma konusunda iyimser bir tablo çizse de bazı muhafazakâr gazeteler, ideolojik ve radikal zeminde süreci eleştirmektedir.
Modern dönem Fars şiirinde klasik şiir kalıpları ile şiir yazan bir şair olarak adını tarihe yazdıran Huşeng İbtihac vefat etti.
Din adamlarının ülkenin en ücra köyüne kadar ulaşabilme gücüne ve yapısına sahip olması, kitleleri harekete geçirme konusunda onlar için büyük bir fırsat olmuştur.
İran gazeteleri geçtiğimiz hafta; Pelosi’nin ABD-Çin gerilimini tetikleyen Tayland ziyareti, Sadr yanlılarının Irak’taki kaosu derinleştiren gösterileri, Zevahiri’nin öldürülmesi ve yeniden başlayan nükleer müzakereleri manşete taşımıştır.
Zevahiri’nin saklandığı Afganistan’da öldürülmesi, Taliban’ın içerisindeki rekabetin boyutlarını gözler önüne sermenin yanında örgütün başta ABD olmak üzere uluslararası toplumla ilişkilerinin geleceğini tehlikeye atmıştır.
İran basınında geçtiğimiz hafta, Duhok’ta Türkiye’ye karşı yürütülen kirli operasyonun yanında ülke genelinde yaşanan sel felaketi ve %95’i kuruyan Urmiye Gölü irdelenmiştir.
İsrail’in gösterdiği agresiflik ve diğer gelişmeler alt alta konulduğunda İran’ın nükleer silah yapmaya oldukça yaklaştığını söylemek mümkündür.