Arama Sonuçları: " Basın"

Mehsa Emini’nin gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybetmesinin ardından başlayan olaylar sonrasında zorunlu örtünme yasası ve İrşat Devriyeleri, en çok tartışılan konulardan biri olmuştur.

Emini protestoları ve protestolara karşı yönetime destek yürüyüşlerinin yanında İran’ın Kuzey Irak operasyonu, Rıdvan adlı yeni balistik füzenin sergilenmesi ve DYTK’ye yeni üyelerin atanması irdelenmiştir.

İran ve ABD arasında yapılan mahkûm takası anlaşması, her iki ülkenin de Nükleer Anlaşma’yı canlandırmaya istekli ve kararlı olduğunu göstermektedir.

İran toplumu, tarihsel ve kültürel nedenlerin de etkisiyle oldukça protest bir topluluk ve deyim yerindeyse devlet ile halk arasındaki makas sürekli açık.

Kadın özgürlük hareketi argümanları ile ideolojik olarak ciddi bir yakınlık gösteren PJAK, bu süreçte daha fazla ön plana çıkmış ve alan kazanmıştır.

Sorunun tarihçesi ve karmaşıklığı göz önüne alındığında Kırgızistan ve Tacikistan’ın anlaşmazlığının dış ara bulucular olmadan çözülebilmesi pek olası görünmemektedir.

Hâlihazırdaki perakende gösteriler büyüme kapasitesine sahipse de yönetimin bunun önünü alma kabiliyeti bulunuyor.

Muhalefet pozisyonundaki reformcu medya, İrşat Devriyelerine ilişkin politikaların reformu için çağrıda bulunurken sistemle iltisaklı ve muhafazakâr medya, reel politik denklemlerle örtüşmeyen ideolojik bir perspektif sunmaktadır.

İran gazetelerinde geçtiğimiz hafta; Mehsa Emini olayı, Semerkant’taki ŞİÖ Zirvesi, Azerbaycan-Ermenistan çatışması, Arnavutluk’un İran’la diplomatik ilişkileri kesmesi ve ABD’nin İran İstihbarat Bakanlığına yaptırımı irdelenmiştir.

Müesses nizam içerisindeki bazı odakların; Mücteba’nın rehberliğini, rehberlik olmasa dahi rehberin yetkileri bir şûraya devredilirse şûra üyesi olmasını arzuladığı anlaşılmaktadır.

Irak’taki son gelişmeleri irdeleyen İran basını, tırmandırma stratejisiyle hareket eden Sadr’ın “başarısızlığını” vurgularken Ayetullah Hairi’nin, Irak-İran Şiiliği mücadelesini başka bir boyuta eviren hamlesini öne çıkarmıştır.

İran’dan sporcu göçü, henüz yüksek seviyede olmasa da yükseliş seyrinde olup en fazla tekvando, satranç, güreş, judo ve jimnastik gibi branşlarda görülmektedir.