Çin merkezli diplomatik aktivizmin merkezinde, Orta Asya’nın istikrarına ilişkin artan endişeler ve Viyana’da devam eden müzakereler başta olmak üzere birçok önemli mesele bulunmaktadır.
İdeolojik birçok farklılıklara ve anlaşmazlığa rağmen İran ile Taliban’ın, bazı ortak sorunlar sebebiyle çatışmadan ziyade iş birliği yaptıkları gözlemlenmektedir.
Abdullahiyan’ın Umman ziyareti, Viyana’da devam eden müzakereler ve diğer bölgesel konularda Umman’la iş birliğine önem verdiğini ve Umman’ın da buna olumlu yaklaştığını göstermektedir.
Gelinen noktada, önümüzdeki dönem daha çok ABD'nin ve elbette İsrail'in İran'ı nükleer ve bölgesel güç olarak kabul etmeyi hazmetme süreci de olacak.
Finans ve döviz piyasalarındaki türbülans uzunca bir süre devam etmiş ve artan risk algısı ve ayrıca yaptırımların İran’ın ihracat gelirlerini çok ciddi oranda düşürmesi ile birçok ekonomik göstergede son derece kötü performanslar gözlemlenmiştir.
İran’da, geçilen 3 yıllık dönemde başta kırsal bölgeler olmak üzere gelir dağılımı ve yoksulluk göstergelerinde hissedilir düzeyde bir kötüleşme söz konusudur.
Iran Khodro’nun, Senegal’deki fabrikası yeniden faaliyete geçti.
Türkiye’nin, bölgedeki aktörlerle olan ilişkilerinde meydana gelen olumlu değişiklikler; Tahran’ı, bölge politikalarını gözden geçirmeye zorlayan etkenler arasında görülmektedir.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ile İran arasındaki iş birliği, İran nükleer krizinin çözümünde önemli bir adım olarak görülebilir.
Reisi ve ekonomi ekibi, ekonominin yol haritasını tamamlarken KOEP ile ilgili negatif beklentiler, İran ekonomisini zora sokuyor.
Tarafların, taleplerini gerçekçi seviyeye çekmemeleri; müzakereleri ve dolayısıyla KOEP’i bütünüyle çöküş noktasına taşıyabilir.