Cezayir Anlaşması’nın gündeme gelmesi ve İran-Irak ilişkilerinin pekişmesi, ABD’ye karşı sembolik bir mesaj niteliğindedir.
ABD’nin Suriye’den çekilme kararının en çok tedirgin ettiği ülkelerden biri İran. Çünkü İran, krizi yalnızca bir dış politika konusu olarak değil, aynı zamanda bir ulusal güvenlik meselesi olarak değerlendiriyor.
İç ve dış güvenliğin birbirlerinden ayrı değil aynı bütünün iki temel parçası olarak değerlendirildiği ülkede, her iki alandaki güvenlik politikalarının nihai amacı rejimin bekasını sağlamaktır.
İran basınında geçtiğimiz hafta öne çıkan haberler
Güvenlik güçleri ve silahlı kuvvetlerin mevcut rejimin yanında durmaması için çaba sarf ettiklerini ifade eden Pehlevi, mevcut aşamada muhalif gruplar arasında “koordinasyonu sağlama” görevini üstlenmek istediğini açıkladı.
İran’ın siyasi bir çözümden ümidini kesmesi ABD-İran gerginliğinin son 40 yılın en üst seviyesine çıkmasına neden olur ki bu durum bütün bölge gibi Türkiye açısından da ciddi sonuçlara yol açacaktır.
Yarşatır öncesi Batı’da İraniyat çalışmaları klasik oryantalist bakış açısıyla ele alınırken onun 50 yılı kapsayan araştırmaları bu disiplinin sağlam bilimsel temellere oturmasını sağlamıştır.
İran'ın Huzistan eyaletine bağlı Ahvaz kentinde askeri geçit töreni sırasında düzenlenen terör saldırısı, yerel ve uluslararası ölçekte önemli sonuçlara yol açabilir.
Tahran’ın Uluslararası Adalet Divanı nezdinde dava açmasındaki en önemli hedeflerinden biri dünyaya ABD’yi, uluslararası anlaşmalara bağlı kalmayan ve uluslararası hukuk kurallarını ihlal eden “agresif taraf” olarak göstermek istemesidir.
Trump yönetiminin ABD’nin İran ve 5+1 ülkeleri arasında imzalanan Nükleer Anlaşmadan tek taraflı çekildiğini ilan etmesinin ardından ilk tur yaptırımların uygulanış tarihi olarak belirlediği 6 Ağustos günü geldi çattı.
35. İran İslam Cumhuriyeti Yılın Kitabı Ödülü ve 25. Dönem Yılın Dünya Kitap Ödülleri sahiplerini buldu.
Geçen yüzyıla bakıldığında İran ile Irak Kürtleri’nin ortak düşmanları Bağdat’a karşı müttefik oldukları görülür.