Afganistan’da ABD ve NATO’nun çekilmesiyle ortaya çıkacak olan güç boşluğu birçok bölgesel aktörün hem iştahını kabartıyor hem de güvenlik kaygılarını artırıyor.
İran’da su kıtlığı iç gerilimlerin tetikleyicisi olmaya devam ederken komşu ülkelerle yaşanan su anlaşmazlıkları da sorunu derinleştiriyor.
Biden’ın, Irak’taki ABD askerî birliklerinin geri çekileceğine yönelik açıklaması, mevcut durumla tezatlık gösteriyor.
ABD’nin yaptırımlarının olumsuz etkilerini azaltmak amacıyla İran, son derece önemli bir entegre projeyi geçtiğimiz günlerde devreye soktu.
İran’a defalarca siber operasyon yürüten İsrail’in, Mayıs 2020’de Bender Abbas Limanına gerçekleştirdiği siber saldırılara atıf yapılarak bu saldırıların da İsrail tarafından yapıldığı öne sürülmektedir.
İran aleyhine duraksayan Viyana görüşmeleri, Irak ve Suriye’deki ABD askerî varlığına karşı son zamanlarda artış gösteren roket ve drone saldırılarını açıklayabilir.
Afganistan’da çatışmaların artmasıyla ve yabancı güçlerin Afganistan’dan tamamen çekilmesine az bir süre kala Tahran’da sürpriz Afganlar arası barış görüşmesi gerçekleştirildi.
Körfez’deki dengeler açısından İran-Suudi Arabistan ilişkileri büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda Suudi Arabistan ve BAE arasında çıkan kriz, Reisi için bir fırsat niteliğindedir.
Seçimler sonrası Haşdi Şabi’nin Irak’ta askerî geçit töreni düzenlemesi, Hamas ve Hizbullah liderlerinin Lübnan’da görüşmesi direniş ekseninin yeni dönem İran dış politikasında önemsendiğini göstermektedir.
Muslih gibi nüfuzu yüksek bir Haşdi Şabi komutanının tutuklanması, 10 Ekim 2021 tarihinde düzenlenecek Parlamento seçimleri için Kazımi’nin elini güçlendirebilir.
Küresel siber operasyonlar arasında fidye-yazılım (ransomware) saldırıları yükselişe geçti. Özellikle ABD son zamanlarda saldırı silsilesiyle mücadele etmeye çalışıyor.
Rusya’nın, Orta Doğu’da aktif rol oynamak istemesi ve dış politikada bu bölgeyi öncelemesi, ABD’nin çekilme planlarının önünde bir set gibi durmaktadır.