Orta Doğu’nun değişen dengeleri, Suudi Arabistan’ın dış politikasını değişime zorlamaktadır.
Viyana’da sürdürülen görüşmelerin olumlu bir şekilde somut bir anlaşmaya dönüşmesi durumunda döviz kurunun, 16.000-18.000 tümen bandına çekileceği tahmin edilmektedir.
Yaklaşık bir aydır devam eden ABD-İran arasındaki dolaylı görüşmelere yönelik gelen son açıklamalar, müzakerelerdeki ihtilafın derinliğine işaret etmektedir.
İran’da geçtiğimiz birkaç yılda hava, kara, demir yolları ve limanlarla ilgili ciddi altyapı hamleleri gerçekleştirildi.
İran siyasetinde son bir haftada yaşanan hızlı gelişmelerin neticesinde reformcuların en güçlü potansiyel cumhurbaşkanı adayı olan Zarif’in siyasi kariyerinin noktalandığı görülmektedir.
Zarif’in açıklamalarında yeni olan, sistemin sürekli gizlemeye ya da inkâr etmeye çalıştığı bazı ayrıntıların açığa çıkması ve diplomasi aygıtının başındaki kişinin olayları itiraf etmiş olmasıdır.
Rusya, Zarif’in sözlerini iç siyasete yönelik olarak görse de bu sözlerin, Kremlin’in Nükleer Anlaşma’yla ilgili savlarını yalanlıyor olmasının Moskova’yı rahatsız ettiği söylenebilir.
Eğer bu saldırılar İsrail'in iddia ettiği gibi tamamen kaza ve tesadüf eseri ise bile iç kamuoyunun misilleme taleplerinden bunalan Tahran'ı rahatlatacağı kesindir.
ABD Senatosunun İran karşıtı lobi faaliyetlerinin etkisi altına girmesi ve İran’ın, Biden yönetimi ile karşı karşıya gelmesi yüksek bir olasılık olarak belirmektedir.
Beş Göz Grubu’na ilaveten NATO ve AB gibi uluslararası aktörlerin de Rusya’ya yönelttiği siber casusluk suçlamaları, bugüne kadar örneği olmayan bir durumu ifade ediyor.
Yeni yılla birlikte seçimlere daha çok yaklaşan İran’da, ekonominin sac ayaklarından biri olan sanayi sektörünün beklentileri, gelecek dönemler için oldukça önemli.
Savaş harcamalarının yanında salgının etkilerini gidermek için harcamalar yapan Suudi Arabistan’ın planlanmamış ekonomik kayıpları, ateşkes isteğine giden yolda bulunan kaldırım taşları olarak okunabilir.