İran’ın Esed ısrarı, Suriye’deki konumunu kaybetme ve Hizbullah ile olan irtibat hattının kesilme korkusundan kaynaklanıyor. İran Esed’in gitmesiyle bölgesel etkisinin zayıflayacağından endişe ediyor.
İran basınında yer alan Türkiye’ye ilişkin söylemlerdeki değişimin ne kadar sistematik ve kalıcı ya da ne kadar devlet içi faktörlerden kaynaklı geçici bir durum olduğu henüz bilinmiyor.
2004 ve 2020 Meclis Seçimleri radikallerin dönüşünü sağlamakla birlikte siyasal sistemin meşruiyetinin sorgulanmasını da beraberinde getirmiştir.
ABD yaptırımlarının nedeni olarak açıklanan İran'ın davranışlarının değişmesi hedefi şu an itibarıyla tamamen gerçekleşmemiş olsa da bu konuda birtakım değişikliklerin yaşandığı gözlerden kaçmıyor.
İran’ın Kovid-19 döneminde küresel siber etkinliğini artırdığı görülüyor. Bu dönemde ABD, İsrail gibi devletlerin yanı sıra DSÖ gibi uluslararası kuruluşlar da İran kaynaklı siber saldırıların hedefi oldu.
Iraklı protestocular Kazımi hükûmetine isteklerini yerine getirmesi için bir ay süre verdi.
Demokratik seçimlerin fazla bir anlam taşımadığı Afganistan yönetiminde, etnik grupların nüfustaki oranı ile topluluk liderlerinin kurduğu ilişkilerle elde ettiği güç seviyesi belirleyici oluyor.
Doğu Akdeniz’e ulaşmak ve bu alan üzerinde kontrol sağlamak İran’ın jeopolitik hedefleri arasındadır.
Biyo-güvenlik alanında öncü rol üstlenen organ, kurumsal kabiliyet ve yeterlilikler ile devlet yapısı ve biyo-güvenlik gereklilikleri arasındaki ihtilaflar; bu sürecin epey zorlu olacağını göstermektedir.
Hatemi’nin sözlerinin fazla yankı bulmaması ve sosyal medyada İranlıların tepkilerine maruz kalması; ülke içindeki makul seslerin giderek etkisini kaybetmeye başlaması olarak yorumlanabilir.
İsrail'in benimsediği Suriye stratejisi çerçevesinde, daha önce sınır bölgeleriyle kısıtlı olan hava saldırılarını Suriye ve Lübnan'da İran destekli gruplara ait hedeflerin tamamını içerecek şekilde genişlettiği görülüyor.
Suriye’de birbiriyle savaşmış iki silahlı örgüt DEAŞ ile Fatimiyyun Tugayları'nın Afganistan'da son günlerde gündeme gelmesi, ülkenin mezhep eksenli savaşların yeni adresi olacağı endişelerine yol açıyor.