FinCEN belgelerinden anlaşıldığı üzere İran, ambargolar sürecinde elde etmek istediği kazanımlara daha fazla maliyete katlanarak ulaşabilmiştir.
İran’ın büyüklüğü, nüfusu, Şiilik formülasyonu ve Arap devletlerindeki eylemleri tarihsel olarak BAE’nin stratejik düşüncesini etkilemiştir.
Trump’ın Nükleer Anlaşma öncesi uygulamalara geri dönmesi, yönetim değişikliği yapmak veya Tahran’ın davranışlarını değiştirmek istediği anlamına geliyor.
İran’ın içinde bulunduğu zorlu sosyal ve ekonomik koşullar, kamu vicdanını yaralayan bu tür uygulamaların giderek daha fazla tepki çekmesine neden oluyor.
Hatemikiya, filmiyle içinde bulunduğu jeopolitik havzaya ve dünyaya mesajını iletir: Dünya mirası, Orta Doğu, İslam birliği, Şii ittifakı ve her bir İranlı tehlikededir.
Bu çalışma, tematik bir yaklaşımla İran’da COVID-19 üzerine ileri sürülmüş bir dizi analizin anlamsallığını incelemektedir.
Son aylarda gözlemlenen Tahran Borsası endeksinin yukarı yönlü hızlı hareketi kendini aşağıya bırakarak piyasadaki birçok oyuncunun endişelerini artırdı.
Mısır, Türkiye ve İran gibi bölgesel güçler, aralarındaki cüzi ihtilafları bir kenara bırakamazlarsa genişçe bir bölge kötü yönetimlerle boğuşan büyük bir Lübnan’a benzeyecektir.
Rus heyetinin Şam ziyaretinin ana hedefi, Rusya’nın Suriye’deki varlığını ve etkisini doğrudan ilgilendiren ekonomik, güvenlik ve anayasa süreçlerini ele almaktı.
İran Merkez Bankası Başkanı Abdulnasır Himmeti, Merkez Bankasının eski politika anlayışını bırakarak daha modern ve reformcu yeni politikalar uygulayacağının haberini verdi.
Avrupa’nın İran siyasetinde öncelikli hedefi Nükleer Anlaşma’yı korumaktır ve bu durum, ABD Başkanlığına Biden veya Trump’ın gelişiyle de birdenbire değişmeyecektir.
BAE-İsrail yakınlaşması İran açısından güvenlik, askerî ve ekonomik yönden potansiyel tehdit unsurları barındırmaktadır.